YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1338
KARAR NO : 2011/11958
KARAR TARİHİ : 05.10.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine faturaya dayalı bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı şirketten muhtelif tarihlerde kereste satın aldığını karşılığında 30.05.2009 vadeli 5.000 TL, 30.06.2009 vadeli 6.000 TL ve 19.10.2009 vadeli 2.600 TL bedelli bono düzenlendiğini, 5.000 TL lik bono bedelinin elden diğerlerinin ise icra takip dosyalarına ödendiğini, davacıya borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Birleşen 2009/2643 Esas sayılı dava dosyasında davacı (asıl davanın davalısı), davalı (asıl davanın davacısı) tarafından aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (asıl davanın davacı )vekili, takibin fatura bedelinden değil 30.05.2009 vadeli 5.000 TL bedelli bono bedelinden kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, icra takibi dayanağının fatura alacağı olmayıp taraflar arasında düzenlenen 30.05.2009 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli bononun bakiye ve ödenmeyen 2.153,00 TL lık kısmına ilişkin olduğu, ancak davaya konu 5.000,00 TL bononun halen davacının elinde bulunduğu, davacı yanca bono bedelinin davalı namına bankaya ödendiği iddia edilmişse de bu hususun yazılı delil ile kanıtlanamadığı, dolayısıyla bononun davalı borçlu tarafından ödendiğine karine teşkil ettiği gerekçeleriyle asıl dava yönünden ispat edilemeyen davanın reddine, birleşen dava yönünden ise davanın kabulüne icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı (birleşen davanın davalı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Aynı konuda itirazın iptali davası açıldıktan sonra menfi tespit davası açılmasında hukuki menfaat yoktur. Birleşen menfi tespit davasının bu nedenle reddi gerekirken işin esasına girilerek hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
2-Davacının açtığı itirazın iptali davası yönünden yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Bankada 30.05.2009 tarih 5.000 TL bedelli senedin bedelinin kim tarafından ödendiği sorulup ödemenin davalı tarafından yapılmadığının tespiti halinde davacının takip konusu faturadan dolayı alacaklı olup olmadığı değerlendirilip varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2. nolu bentlerde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalar yönünden hükmün davacı(birleşen davanın davalısı) yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.