YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3463
KARAR NO : 2011/13107
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı … şirketinin icra takibine konu ettiği çek çalındığından müvekkilince bankaya ödemeden men talimatı verildiğini, müvekkilinin önceden imzaladığı çeklerin aracın kaporta bakımı için davalı …’ın sahibi olduğu diğer davalı … Otomotiv Ltd. Şti.’ne servis için bırakıldığında … tarafından çalındığını ve davalı … şirketine ciro ettiğini, bu şirketin de iyiniyetli hamil olmadığını ileri sürerek takibin iptaline, %40 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, takibe konu çekteki ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını, müvekkilinin meşru hamil olduğunu, müvekkilinin söz konusu çeki diğer davalı şirket ile yaptığı faktoring sözleşmesi gereği iktisap ettiğini, bu çekin alt ilişkisini gösteren faturaların da bulunduğunu, çekin keşidecisi olan davacının iş adresinin ve bankaya bildirdiği telefon numarasının diğer davalı şirket olan … Oto Ltd. Şti. ile aynı olduğunu, banka kayıtlarına göre davacının Bayraktar Oto’da çalıştığını, davacı ile diğer davalıların müvekkili şirketten para almak ve sonradan bu parayı ödememek için çalıntı çek iddiasını ortaya attıklarını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Diğer davalılar duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davacının çekin çalındığı iddiası ile davalı … hakkında şikayette bulunduğu, şüphelinin adresi tespit edilemediğinden savunmasının alınamadığı, dava konusu çekin düzenli ciro silsilesi ile davalı … AŞ. eline geçtiği, çekin çalındığı iddiasının sabit olmadığı, çekin zayi olduğundan bahisle bir iptal davasının açılmadığı, davacının işyeri adresinin davalı … Otomotiv olduğu, davalı … temlik sözleşmesi ve eki faturaları sunarak yasa ve yönetmelikten doğan yükümlülükleri yerine getirdiği, bilirkişi raporunda belirtilen fatura konusu hizmetin teslimine ilişkin teslim imzalarının faturalarda mevcut olmaması, davalı … şirketinin bu konudaki ihmalinin çeki iade etmek zorunda bırakacak ağır ihmal kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin 22/2 maddesine göre; “Faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmuş ve doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler.” Davalılardan … Otomotiv Ltd. Şti. ile … Faktoring AŞ. arasında faktoring sözleşmesi yapıldığı, anılan sözleşmenin diğer davalı … tarafından müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığı ve davacının keşidecisi olduğu … Otomotiv Ltd. Şti. lehine düzenlenmiş ve sırası ile lehtar ve … ciroları ile … Faktoring AŞ.’ye geçmiş olan dava konusu çekde mündemiç alacağın davalı … AŞ.’ye temlik edilmiş olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davalı … Factoring AŞ.’ye dava konusu çeki ciro eden … ile davalı … arasında düzenlenmiş bir faktoring sözleşmesi bulunmamaktadır. Bu durumda anılan yönetmeliğin 22/2.maddesi hükmü gözetildiğinde davalı … şirketinin kambiyo senedine dayalı bu alacağı sözleşme ilişkisi bulunmayan …’tan ciro yolu ile temlik alması anılan yönetmelik hükmüne aykırılık oluşturur. Kaldı ki, faktoring sözleşmesi alacağın temliki hükümlerini de bünyesinde barındıran karma nitelikli bir sözleşme olup BK’nun 167/1.maddesi uyarınca bu sözleşme ilişkisinin taraflarından biri olan borçlu temlik eden durumundaki önceki alacaklıya karşı ileri sürebileceği def’ileri temlik alan durumundaki faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir.
Mahkemece somut olay bakımından yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.