YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3996
KARAR NO : 2010/1159
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirketten bilgisayar ve bilgisayar malzemeleri alması sonucu senetler düzenlediğini, senetlerin bir kısmının ödendiğini, ödenmeyen senetler için tarafların biraraya gelerek borcu yenilediklerini ve davalı … tarafından takibe konu edilen 07.11.2003 vade tarihli 3.210 YTL’lik senedi davalı şirkete müvekkilinin verdiğini, bu senet bedellerine mahsuben 08.02.2005 tarihine kadar 4.331 YTL ödediğini ve senedin bedelsiz kaldığını ileri sürerek takibe geçilen senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti, fazla ödenilen paraların istirdatını ve davalı …’dan % 40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ve davalı şirket davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının 07.11.2003 vade tarihli 3.210 YTL bedelli senetten ve bu senede dayanarak başlatılan takipten dolayı 269.22 TL ana para, 27.74 TL işlemiş faiz borcunun bulnuduğu, bunun dışındaki miktarlardan (senet bedeli olan 2.941 TL yönünden) dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının istirdata yönelik talebinin reddine, menfi tespite konu edilen 2.941 TL yönünden % 40 kötüniyet tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.’nun 72/5. maddesi uyarınca borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için borçluya menfi tespit davası açmaya zorlayan talebin haksız ve kötüniyetli olduğunun anlaşılması ve borçlunun bu yönde talebinin bulunması gerekir. Somut olayda davalı şirket tarafından davacı borçlu aleyhine girişilmiş bir icra takibi bulunmadığı ve böylece anılan yasa hükmündeki kötüniyetli takip koşulu gerçekleşmediği halde, mahkemece davalı … Ltd. Şti.’nin de kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması doğru değilse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “.. % 40 kötüniyet tazminatının….” ibaresinden sonra gelmek üzere “…. davalı FRF Bilgisiyar – Ltd. Şti.’nin dışındaki …” sözcük dizisinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.