YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6402
KARAR NO : 2010/5283
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı … İnşaat A.Ş.’nin eski ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, ancak müvekkilinin hisselerini 09.05.2005 tarihli protokolle devredip şirket ortaklığından ayrıldığını bu durumun Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, müvekkilinin şirket ortağı olduğu sürede, dava dışı şirket ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinde kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, ancak kefalet limitinin yazılı olmadığını, bu kredi borcunu davacının ödemesine rağmen, müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasından sonra davalı bankanın dava dışı şirketle yeni bir sözleşme yaptığını, bu sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, oysa davalının kat ihtarını müvekkiline de göndererek borç bildiriminde bulunduğunu, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının kefil olduğu kredi sözleşmesinin cari hesap şeklinde devam ettiğini, bu nedenle de davacının sorumluluğunun devam ettiğini öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının kefil olduğu sözleşmenin belirsiz süreli çerçeve sözleşmesi niteliğinde olduğu, ancak sözleşmenin 50.000.00 YTL limitli olarak imzalandığı ve kural olarak kefilin sorumluluğunun da bu miktarla sınırlı olduğu, bu miktarı aşan kısımdan davalının sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.