Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12631 E. 2010/1787 K. 22.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12631
KARAR NO : 2010/1787
KARAR TARİHİ : 22.02.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :18/09/2009
Nosu : 206/225

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkilinden borç para alıp karşılığında iki adet senet verdiğini, borcu ödemeyince takibe giriştiklerini ileri sürerek , davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava ve takip konusu zamanaşımına uğramış senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek, davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizce bozulan karara uyularak yapılan yargılama sonunda, icra takibine dayanak yapılan bonoların zamanaşımına uğradıkları, bu hususun davalı vekilince gerek icra dosyasına yaptığı itirazlarda, gerekse mahkememizdeki bu davada ileri sürdüğü anlaşıldığından, davalı vekilince süresinde ileri sürülen zamanaşımı ile ilgili itirazlarının kabulüne, açılan bu davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, alacak aslı olan 7.900 YTL’nin %40’ı oranında 3.160 YTL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemece hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararından önce verilmiş olan ilk kararda 1.900 YTL’lik senetle ilgili dava reddedilmiş ve bu miktar üzerinden davacı aleyhine %40 tazminata hükmedilmiştir. Bozmadan önceki bu karar, davacı tarafça temyiz edilmemiş, davalı tarafın 6.000 YTL’lik diğer senede yönelik temyizi üzerine hükmün bozulduğu görülmüştür. Böylece 1.900 YTL senet yönünden bozmadan önceki hüküm kesinleşmiş bulunmaktadır.
Mahkemece, “Davalının zamanaşımı savunmasının değerlendirilmesi yönündeki” Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, bozma kararına ve davaya konu olan 6.000 YTL’lik senedin zamanaşımına uğradığı saptanmış ise de zamanaşımına uğramış bonoya dayanılarak kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilmiş olur.
Taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde,böyle bir senede yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacağın her türlü delille kanıtlanması mümkün olup, dayanılan temel ilişkilerin tabii olduğu zamanaşımı hükümlerinin uygulanması gerekir. Arada temel ilişki bulunmaması halinde ise, hamilin keşideciye karşı TTK’nun 644.madesinde öngörülen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanarak talepte bulunması mümkün olup, bu durumda da bonolar için öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tarihten itibaren 1 yıllık sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süresinin de geçip geçmediği araştırılarak sonuca göre zamanaşımı savunmasının değerlendirilmesi ve geçmemiş ise keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini davalının kanıtlamakla yükümlü olduğu gözetilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir. Kuşkusuz, olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelendirmesi ise hakime aittir. (HUMK’nun m.76)
Mahkemece açıklanan husular gözetilmeden eksik inceleme ile somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın zamanaşımı nedeniyle de reddinde isabet görülmemiştir.
Kabule göre de, bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleşmiş olan 1.900 YTL’lik senet hakkında da hüküm kurulması doğru olmadığı gibi o senetle ilgili olarak da dava zamanaşımı nedeniyle reddedildiği halde, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.