Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12505 E. 2012/4922 K. 26.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12505
KARAR NO : 2012/4922
KARAR TARİHİ : 26.03.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan kredi sözleşmesine dayanarak mülkiyeti müvekkiline ait aracın rehin olarak gösterildiğini ve aracın kaydına rehin şerhi işlendiğini, akabinde müvekkilinin kredi kullanmaktan vazgeçip krediyi almadığını, davalının bu durumdan haberdar olmasına rağmen, müvekkilinin ilgisi imzası ve kefaleti bulunmayan başka bir borç ile ilişki kurularak haksız ve kötüniyetli olarak taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını bildirerek anılan takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; taşınır rehninin oluşabilmesi için öncelikle güvence altına alınacak alacağın bulunması gerektiği, somut olayda davacının, davalı banka şubesi ile kredi kullanımı için görüştüğü ancak, kredi alınıp kullanılmadığı kredi sözleşmesinin sadece rehin maddesinin bulunduğu sahifeye araç bilgileri yazılarak imzalanmasının taşınır rehninin oluşması için yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile yapılan takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalıya alacağını temlik eden bankanın … Ltd.Şti.’nin kredi borcu için tesis ettiği rehnin aracın cebri icra yoluyla satışı sonucunda kalkmış bulunmasına,davacı ile banka arasında kredi sözleşmesi imzalanmış ve rehin tesis edileceği sözleşmenin 43. maddesinde belirtilmişse de; davacının bankadan bu sözleşme uyarınca kredi almadığının yapılan inceleme sonucu saptamış olmasına, kredi sözleşmesinde sadece davacının imzaladığı sözleşme uyarınca doğan borcu için rehin verildiğinin belirtilmiş bulunmasına, davalıya alacağı temlik eden bankanın kredi sözleşmesi uyarınca alacaklı olduğunu kanıtlayamamış olmasına ve davalı LBT Varlık Yönetim Şirketinin harçtan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 26.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.