YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/143
KARAR NO : 2010/7842
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :21.10.2009
No :468-275
Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahillerden … Finansal Kiralama A.Ş vekili ile … Finansal Kiralama A.Ş vekili tarafından her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, konu itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1982 yılında kurulduğunu, yurt içi ve dışı taşımacılık ile akaryakıt istasyonu işletmeciliği yaptığını, ülkesinde ve dünyada meydana gelen ekonomik krizden etkilendiklerini, şirketin borca batık hale geldiğini, sunulan proje ile iyileştirmenin mümkün olduğunu iddia ederek iflasın ertelenmesini talep etmiştir.
Mahkemece,benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, 2.915.425 TL borca batık halde bulunan şirketin, % 20 yıllık kâr marjı ile çalışması sonucunda 4 yıllık sürede iyileştirme ihtimali bulunduğu ve şirketin iyiniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm alacaklı … Finansal A.Ş vekilince temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin mali durumunun ıslahının mümkün olması halinde o şirketin iflasının önlenmesini sağlayan bir kurumdur.
İflasın ertelenmesi talebinde bulunan şirketin sunduğu iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olması gerekir. Mali durumunun iyileştirilmesi imkanının mevcut olup olmadığı somut vakıalara dayanılarak tespit edilmelidir. Belirsiz nitelikteki emareler (%20 kar marjı gibi) erteleme kararı verilmesi için yeterli kabul edilemez.
Diğer yandan her ne kadar şirketin 52.000 TL olan sermayesi 464.000 TL’ye çıkartılmış ise de mevcut borca batıklığın 2.915.425.TL olması karşısında anılan sermaye ile mevcut borca batıklığın nasıl giderileceği incelenmemiştir.
Ayrıca finansal kiralamaya konu tesisin ve taşınmazlar şirketin aktifinde yer alamaz. Bu çerçevede finansal kiralama yolu ile satın alınan ve halen borcu ödenmeyen taşınmazın satılması ve bedelinin gelir olarak kabulü de mümkün değildir.
Mahkemece yukarıda açıklanan kural ve tespitler dikkate alınmadan düzenlenen ve eksik incelemeyi içeren bilirkişi kurulu raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.