Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8007 E. 2011/3466 K. 17.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8007
KARAR NO : 2011/3466
KARAR TARİHİ : 17.03.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya mal satıp teslim ettiğini, düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edilmesine rağmen, ödeme yapılmadığını, bu nedenle girişilen takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada yetkili icra dairesi ve mahkemenin ikametgah yeri olan Sarayköy olduğunu, müvekkilinin takibe itirazında akdi ilişkiyi reddettiğini öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davaya ihbar olunan kargo şirketi vekili, dava konusu malların davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını ifade etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile davacının davalıya mal satıp teslim ettiği, ancak davalının borcunu ödemediği, bu nedenle davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının takipten önce temerrüde düşmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı yararına tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları, davacı talebinin tamamının kabul edilmiş olmasına rağmen davanın kısmen kabulü ile davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir. Davacı alacaklı vekili, icra dosyasında 3.495.01.-TL asıl alacak, 646.58.-TL faiz olmak üzere toplam 4.141.59.-TL üzerinden talepte bulunmuş olmasına rağmen dava dilekçesinde sadece asıl alacak olan 3.495.01.-TL üzerinden davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiş, faiz alacağından vazgeçmiştir. Mahkemece de davanın asıl alacak üzerinden kabulüne karar verilmiş, yani davacının tüm talebi kabul edilmiştir. Buna rağmen mahkemece davanın kısmen kabulüne ve davacı tarafından talepte bulunulmayan işlemiş faiz yönünden davanın reddi şeklinde hüküm kurularak davacı taraf aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.