YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14546
KARAR NO : 2012/8198
KARAR TARİHİ : 16.05.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, icra takibine konu faturaların muhtelif tarihli çeklerle davacıya ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı tarafın ödeme emrine itirazında ve cevap dilekçesinde ödeme vakıasına dayanması nedeniyle ispat yükünü üzerine aldığı, borcun karşılığında davalının davacıya çekler verdiğinin tarafların kabulünde olduğu, sözkonusu çekin zamanında ibraz edilmediği ve …..İcra Müdürlüğünde ilamsız icra takibine konulduğu, davalının ödemesini çeklerle yaptığının sabit olduğu, çeklerin zamanında ibraz edilmemesinin davacının sorumluluğunda bulunduğu, temel ilişkiden kaynaklanan alacağa dayanılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
BK’nun 114’üncü maddesine göre, “Borcun tecdidi akitten vazıh surette anlaşılmak lazımdır. Hususiyle mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi veya yeni bir kefaletname imza etmek, tecdidi tazammun etmez. Bununla beraber, bu hükmün aksine dair akdolunan mukaveleler muteberdir.” Somut olayda taraflar arasında, verilen çekler karşılığında borcun yenilendiğine dair açık bir sözleşme hükmü bulunduğu iddia ve ispat edilmiş değildir. Bu durumda, davalının borcuna karşılık çekler vermesi tek başına temel ilişkiden kaynaklanan borcun ifa edildiği anlamına gelmeyip, söz konusu borç, ancak çeklerin tahsili ile sona erer. Bu nedenle mahkemece, davalının vermiş olduğu çeklerin tahsil edilip edilmediği araştırılıp, anılan kanun hükmü de gözetilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.