YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4167
KARAR NO : 2011/7993
KARAR TARİHİ : 27.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ile davalılar … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … beldesi, 4409, 4410 ve 4411 parsel sayılı taşınmazların yörede 1979 yılında yapılan ve 04.05.1979 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ile davalı … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli parsellerin 1979 yılında yapılıp, 04.05.1980 tarihinde kesinleşen 13 ila 17 nolu orman sınır noktaları ile çizilen hattın içinde, Gürcü Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, daha sonra 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamasında 13-139-140-16 sınır hattı çizilerek, orman sınırlarının dışında bırakıldığı, aplikasyon yeni bir orman kadastro işlemi olmayıp, bu işlemle orman sınırlarının değiştirilemeyeceği anlaşıldığından ve dava konusu parseller kesinleşen orman sınırları içinde iken 1982 yılında yapılan arazi kadastrosunda kişi adına tespit ve tescil edildiği, arazi kadastrosu ikinci kadastro olup, bütün sonuçlarıyla geçersiz olduğu ve malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı, süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği gözönünde bulundurularak, davanın kabulü ile taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmesinde ve taşınmazların davalılar tarafından kullanılmadığı ve parsellerin tamamında fıstık çamı ağaçlandırması yapılmış olup, bunların arasının kermes meşesi, tespih, laden, akçakesme gibi maki formasyonu ile kaplı olduğu anlaşılarak men’i müdahale talebinin reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün harç, masraf ve vekalet ücretine ilişkin 3, 4 ve 5. bendlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 27/06/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.