Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2318 E. 2010/8977 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2318
KARAR NO : 2010/8977
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. … ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, taraflar arasında imzalanan 25.1.2006 tarihli beş yıl süreli LPG temin ve ikmal sözleşmesini davalı tarafından haksız feshi nedeni ile fazlaya dair haklar saklı tutularak cezai şart, kâr mahrumiyeti ve tesisat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, davacının sorumluluklarını yerine getirmediği için başkaca bir firma ile anlaşma yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Bilirkişi kurulundan rapor alınmış davacı vekili rapordan sonra cezai şart ve kâr mahrumiyeti taleplerini ıslah etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davalı her ne kadar sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını savunmuş ise de, 28.4.2008 tarihli ihtarnamesi ile davacı ile aralarında yürürlükte bulunan sözleşmeyi fesih ettiğini bildirdiğinden davalının bu yöne ilişkin savunmasına itibar edilmediği, davalının 28.4.2008 tarihli ihtarından sonra davacı vekilinin 20.5.2008 tarihli feshinin haklı fesih olduğu, bu nedenle 71.600.00.-TL.cezai şartın ve 61.794.95.-TL.kâr mahrumiyetinin 23.5.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tesisat bedeli, 4.964.80.-TL.nin da dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin hüküm altına alınan ceza-i şart ve kâr mahrumiyetine ilişkin faizin başlangıç tarihine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı 20.5.2008 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshederek ihtarnamede belirtilen cezai şart ve kâr mahrumiyeti tutarının ihtarnamenin tebliğinden itibaren üç gün içinde ödenmesini istemiştir. İhtarnamenin davalıya 23.5.2008 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından davalının 27.5.2008 tarihinde temerrüde düştüğü gözden kaçırılarak 23.5.2008 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp, hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerel mahkeme kararının hüküm kısmının 2.bendinde yer alan “23.5.2008” rakamlarının hükümden çıkartılarak yerine “27.5.2008” rakamlarının yazılmasına, faizin başlangıç tarihinin bu şekilde belirlenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL.duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.