YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6674
KARAR NO : 2010/8602
KARAR TARİHİ : 07.07.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket çalışanının davalının otelinde konakladığı sırada şirkete ait dizüstü bilgisayarın geceleyin çalındığını, bu olaydan sorumlu olan davalının bilgisayar bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına,davalının alacağın %40’ından az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı çalışanının yanında bilgisayar getirdiğini ispat edemediğini, cüzdanı dahil diğer eşyaları çalınmazken sadece bilgisayarın çalınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, oda kapısını kilitlemeyen müşterinin kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müşteri olarak otelde konaklayan ve dizüstü bilgisayarının çalındığı iddiasıyla şikayette bulunan bir şahsın samimi olmadığının kabul edilmesini gerektiren bir nedenin bulunmadığı, BK.nun 478 ve 479 maddelerine göre hırsızlık olayından tesisin sorumlu olduğu, kusursuzluğunu ispat etmedikçe sorumluluktan kurtulamayacağını belirterek, bilgisayarın belirlenen bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanununun 478’inci maddesine göre, “Otelciler, hancılar nazil olan yolcuların getirdikleri eşyanın duçar olduğu telef ve hasar ve sirkatten ve zararın bizzat yolcuya veya onu ziyarete gelen veya refakatinde bulunan kimseye isnadı kabil olduğunu veya mücbir sebeplerden neş’et ettiğini veya tevdi olunan şeyin mahiyetinden mütevellit bulunduğunu ispat etmedikçe mesuldür. Şu kadar ki, otelci veya hancı veya müstahdemlerine isnadı kabil bir kusur ispat olunmadıkça bu mesuliyet her bir yolcu için yüz lirayı tecavüz edemez.” Bu maddeye göre, hırsızlık olaylarında otelci, ancak kanunda öngörülen kurtuluş kanıtlarının varlığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilirse de bu şekilde otelciye yüklenen sorumluluk belli bir miktarla sınırlıdır. Bu miktarı aşan zararlardan dolayı otelcinin sorumlu tutulabilmesi için anılan maddenin ikinci cümlesinde belirtildiği üzere otelcinin veya çalışanlarının kusurlu olmaları gerekir. Mahkemece, çalınan bilgisayarın değeri de gözetilerek somut olay bakımından otelcinin veya çalışanlarının kusurlu olup olmadıklarının araştırılıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.7.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.