Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2152 E. 2011/4841 K. 21.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2152
KARAR NO : 2011/4841
KARAR TARİHİ : 21.04.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle; “Taşınmazın yüzölçümünün büyüklüğü uzman bilirkişi ziraat mühendisinin raporuna göre, % 10 – 15 eğimli ve engebeli bir yer olması, ham toprak niteliğinde bulunması durumu gözetildiğinde 3402 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Taşınmazın saptanan bu niteliğine göre, kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilmesi için 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesinde açıklanan imar ve ihyaya ilişkin tüm olumlu ve olumsuz koşulların araştırılıp belirlenmesi zorunludur. Bu bakımdan 105 ada 1 sayılı parselin büyüklüğü gözetilerek tescili istenilen ve kabulüne karar verilen yere komşu parsellerin kadastro tutanağı ve ekleri ile kadastro sonrası anılan parsellere revizyon gören tapu ve vergi kayıtlarının, bundan ayrı tespitin yapıldığı 2006 tarihinden en az 20 yıl öncesine ait taşınmazın bulunduğu yöreye ilişkin ve tüm taşınmazı kapsayacak biçimde hava fotoğrafları ile topoğrafik haritanın bulunduğu yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması, tüm bu kayıt ve belgelerin uzman, teknik ve yerel bilirkişiler ile tanıklar aracılığıyla zemine uygulanması, yerel bilirkişi ve tanıkların H.U.M.K.nun 258 ve 259. maddeleri gereğince keşifte dinlenilmesi, komşu kayıt ve belgelerin taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri üzerinde durulması, hava fotoğraflarının stereoskopik aletle üç boyutlu olarak incelemeye tabi tutulması, hava fotoğrafları ile topoğrafik haritaya göre taşınmazın tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl önceki durumunun ve niteliğinin açıklığa kavuşturulması, uzman ve teknik bilirkişilerden gerekçeli komşu parsellerle karşılaştırılmalı denetime açık rapor alınması gerekmektedir.Bundan başka, taşınmazın açıklanan niteliği karşısında davacının hangi tarihte dava konusu yerin imar ve ihyasına başladığı, imar ve ihyayı ne şekilde sürdürdüğü, hangi tarihte tamamlandığı hususlarının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak belirlenmesi, 20 yıllık kazanma süresinin imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten itibaren hesaplanmasının düşünülmesi, davacının belgesizden taşınmaz edinip edinmediğinin Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlükleri ile zilyetliğe dayalı tescil davası açıp açmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulması, varsa belgesizden edinilen taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğünden, zilyetliğe dayalı tescil davası dosyalarının ise bulundukları mahkemelerden getirtilerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde açıklanan miktarlar yönünden göz önünde tutulması, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5403 sayılı Kanunla değişik 14/2. maddesi uyarınca
belgesizden edinilen taşınmazın kuru veya sulu olup olmadıklarının saptanması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 105 ada 1 parsel içerisinde kalan ve 25/05/2010 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli 1101.14 m2 yüzölçümlü bölümün tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 2231660.46 m2 yüzölçümlü bölümün ham toprak niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal, paylaşım, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak T.M.K.nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 21/04/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.