Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10303 E. 2011/11343 K. 11.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10303
KARAR NO : 2011/11343
KARAR TARİHİ : 11.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 03.03.2011 günlü hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 11.10.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı … vekili gelmedi, karşı taraftan Hazine vekili Avukat … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü … mevkii 150 ada 26 parsel sayılı 2561,26 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, öncesinde dava dışı 150 ada 10, 11, 12, 25 ve 27 sayılı parsellerin bir bütün olarak … oğlu …’a zilyetliğindeyken 1993 yılında ölümüyle mirasçılarına kaldığı, hane dışındaki mirasçılarının 26 sayılı parseli … sattığından söz edilip paylı olarak … ve … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle edinilemeyeceğini belirterek, Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabul nedeniyle KABULÜNE, … köyü 150 ada 26 parsel sayılı taşınmazın tesbitinin iptaline ve Hazine adına tesciline, taşınmazın 1. derece doğal sit alanı olduğunun beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi, 1981 yılında yapılıp 13.5.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde ise 30.07.1982 tarihinde ilan edilip, 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu, orman kadastrosu ve 6831 sayılı Yasanın, 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması mevcuttur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli parselin bulunduğu köyde seri bazda yapılan orman kadastrosunda, dava konusu yerin niteliğinin araştırılmadığı, resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucu verilen bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin 2004 yılına kadar, yüksek eğimli, üzerinde orman bitki örtüsü bulunan ve toprak muhafaza karakteri taşıyan hiç işlenmemiş yerlerden iken son zamanda bitki örtüsünün kaldırıldığı, zilyetlikle edinilecek yerlerden olmadığı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, 2004 yılına kadar yüksek eğimli makilik olduğu anlaşılan çekişmeli parselin, 6831 sayılı Yasanın 1/J maddesinin karşı kavramından ve 15/7/2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p, 26/a-h ve j maddeleri gereğince orman sayılacağı ve orman sınırı dışında bırakılmış olsa dahi, aynı yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü gereği taşınmazın orman niteliğini ortadan kaldırmayacağı, orman olarak tescili gereken yerlerden olduğu gözetilerek, orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, tesbitteki niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru değilse de, kararı sadece davalı gerçek kişi temyiz ettiğine, mahkeme kararı temyiz edilenin aleyhine bozulamayacağına, temyiz edenin sıfatına göre, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince, duruşmada kendini avukat ile temsil ettiren Hazine yararına, davalı taraf aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesine ve harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 11/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.