Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/154 E. 2011/946 K. 27.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/154
KARAR NO : 2011/946
KARAR TARİHİ : 27.01.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında .. Köyü … mevkii 210 ada 4 parsel sayılı 986,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle, öncesinde dava dışı aynı ada 1 ila 7 sayılı parsellerin bir bütün olduğundan söz edilerek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı olduğu, tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddin karar verilmişse de, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarında çekişmeli parselin orman kadastrosu sınırları ışında bırakıldığı bildirildiği halde, rapora eklenen orman sınır hattına irtibatlı krokisinde, çekişmeli parselin güneydoğudan bir bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde olduğu görülmüş, bu çelişkinin giderilmesi için orman bilirkişi ve fen bilirkişiden alınan ek raporlarda da, orman kadastro tutanaklarında tarif edilen yerlerine ve özelikle çekişmeli parselin güney doğusundan geçen ve orman yönetimi tarafından yapılan orman yolunda bulunan orman sınır noktası esas alınarak düzenlenen orman sınır hattına irtibatlı krokisine göre, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı bildirilmiş, söz edilen yolun ne zaman yapıldığı araştırılmamış, aynı yerdeki dava dışı 210 ada 1 sayılı parsel için açılan Kadastro Mahkemesinin 2009/365 esasına kayıtlı (Dairenin 2010/6623 Esasında incelenen) dava dosyasında orman bilirkişi … … tarafından düzenlenen raporda, o dosyada dava konusu edilen 210 sayılı parselin güney doğudan bir bölümünün orman sınır hattı içinde orman olarak sınırlanan yerde bırakıldığının bildirildiği ve mahkemece orman sınır hattı içinde kalan bu bölüm için davanın kabulüne karar verildiği, Orman Bilirkişisi … tarafından düzenlenen rapor ile somut olayda orman bilirkişi … tarafından düzenlenen ve hükme dayanak yapılan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için düzenlenen müşterek ek raporda, bilimsel ve teknik hiçbir açıklamaya girilmeden, daha önce düzenledikleri raporun doğru olduğu yönündeki soyut görüşlere yer verilmiştir.
-2- 2011/154-946
Aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, bağlantı kurularak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur (02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Yönetmelik md. 44. ve 25523 sayılı resmi gazetede yayınlanarak 15.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmeliğin 43 ve devamı maddelerine göre, aplikasyon işlemi yeni bir orman kadastrosu değildir.) Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez. Kesinleşmiş orman sınırları değiştirilerek yapılan aplikasyon ve bu işlem sonucunda düzenlenen tahdit haritasının hukuken geçerliliği söz konusu olamaz. Kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında olmasına rağmen eylemli devlet ormanı niteliğinde olan yerler için, Hazinenin her zaman dava açma olanağı vardır. Böyle bir dava ile Hazine adına tesciline karar verilecek yerler, orman olarak kullanılmak ve korunmak üzere Orman Yönetimine idari yoldan tahsis edilebilir.
Bu nedenlerle, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası, tutanakları ve paftası sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak baş noktadan hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki orman sınır noktaları bir bir arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hatları belirlenmeli, orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedeni üzerinde durulmalı, gerekirse yerel bilirkişi dinlenerek, orman sınır noktalarının yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri, çekişmeli parselin doğu sınırında bulunan orman yolunun ne zaman yapıldığı, daha önce aynı yerde yol bulunup bulunmadığı, orman yolunun eski yerine yapılıp yapılmadığı ve bu yolun özellikleri saptanmalı, zeminde bulunmayan bu noktaların yerleri zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı birer birer arazide bulunup röperlenmeli, 1967 yılı tahdit haritası zemine uygulandıktan sonra 1988 ila 1990 yıllarında yapılan aplikasyon ve 2/B madde çalışmasından sonra oluşturulan harita zemine uygulanmalı, çekişmeli parselin her iki haritadaki orman sınır hatlarına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanarak, var ise haritalar arasındaki farklılığın nereden kaynaklandığı 1967 ve 1990 yılındaki işlemlerde kullanılan hava fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle Kadastro Yönetmeliğinin 54. maddesi gereğince düzenlenen teknik izah name hükümlerine göre belirlenmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 1967 yılında yapılmış orman tahdit haritası, 1990 yılında ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin haritalara göre konumunu gösteren her iki harita ile irtibatlı ve ayrı renklerle işaretli, haritalar ile genel arazi kadastro paftasının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmek suretiyle en az 12-15 adet orman sınır noktasını içerecek ölçekli kroki düzenlettirilmeli, teknik ve bilimsel verileri bulanan rapor alınmalı, daha önceki orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan alanların aplikasyon ile orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmak suretiyle orman sınırlarının daraltılamayacağı, bırakılsa dahi bunun hukuken değer taşımadığı, orman kadastro sınırları içindeki taşınmazların orman niteliğiyle, 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların ise bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran yönetime iadesine 27.01.2011 günü oybirliği ile karar verildi.