Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15283 E. 2011/882 K. 27.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15283
KARAR NO : 2011/882
KARAR TARİHİ : 27.01.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü, 285 ada 2 parsel sayılı 26402,59 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden santral binası ve lojman ve odunluk ve tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı köy tüzelkişiliği, taşınmazın köye ait cami lojmanı ve odunluk olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin kadastro tespitinin iptali ile 285 ada 2 nolu parselin tarla ve bir adet tek katlı santral binası, bir adet tek katlı kargir odunluk, üst katı cami lojmanı alt katı yemekhane olan iki katlı kargir bina ve hemen bitişiğinde yemekhane inşaatı niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Kadastro hakimi davaya konu taşınmazın, kim ya da kimler adına, yüzölçüm ve niteliğini de belirterek tescile karar vermek suretiyle doğru ve düzenli sicil oluşturmakla yükümlüdür. Bu husus kamu düzenine ilişkindir. HYUY’nın 389. Maddesinde “Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.” denilmektedir. Bu nedenlerle, davacının davası kabul edildiği halde dava konusu 285 ada 2 nolu parselin davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi HYUY’nın 389. Maddesine aykırı bulunmaktadır.
Yine, yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı son oturumda da “davanın kabulüne” şeklinde karar oluşturulmuştur. Oysa, oluşturulup duruşma tutanağına geçirilerek okunan kararın, H.Y.U.Y. md.388’de belirtilen biçimde hüküm sonucunu içermemesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 27.01.2011 günü oybirliği ile karar verildi.