YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10764
KARAR NO : 2013/6286
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … Kadastro Mahkemesine verdiği 15.06.2010 tarihli dava dilekçesiyle … … Köyünde kendisinin kullanımında olan yaklaşık 2000 m2’lik yerinde 2/B vasfında olmasına 2/B vasfıyla orman sınırları dışına çıkartılmadığını, bu yerin 1981 yılından beri kullanımında olduğunu, tespitin iptali ile taşınmazın adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Kadastro mahkemesince dava görevsizlik kararıyla asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş ve asliye hukuk mahkemesince verilen görevsizlik kararı 20. Hukuk Dairesinin 30.12.2011 gün ve 2011/17320 – 16341 sayılı kararıyla [5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4/1. maddesi gereğince “6831 sayılı Orman Kanunun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi ile 23/09/1983 tarih ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiilî kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen askı ilânı hariç diğer ilânlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil…” edilir.
Kadastro mahkemesinin genel olarak görevi 3402 sayılı Kanunun 25. maddesinde, zaman bakımından görev ve yetkisi ise aynı Kanunun 27. maddesinde düzenlenmiştir. 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4. madde hükmüne göre yapılan kadastro işlemine itiraz davasında kadastro mahkemesi görevli olup, davacıya ait taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu halde, 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesine göre bu yer için tutanak düzenlenmediği iddiasıyla açılan davada kadastro mahkemesi görevli olmadığı genel mahkeme görevli olduğu] denilerek bozulmuştur
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra Hazine aleyhine açılan davanın reddine, Orman İdaresi aleyhine açılan davanın husumetten (sıfat yokluğundan) reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince yapılan orman tahdidi ile 1979 – 1980 yıllarında yapılan 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ve 14.10.1988 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Davacı zilyetliğinde olan taşınmazın yörede 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4/1. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında ölçülmediğini bu kısmın ölçülerek 1981 yılından beri kullanımında olduğu belirlenerek tapuya tescili talebiyle dava açmış olup, yapılan inceleme ve araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen kısmının 1942 yılında 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince yapılan orman tahdidi sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu, (A) ile gösterilen kısmının ise 1942 yılında 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince yapılan orman tahdidi sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu, 1979 – 1980 yıllarında yapılan 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ve 14.10.1988 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasına konu olmadığı anlaşılmıştır. Ancak, çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen kısmı kesinleşen orman sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmış olduğundan, mahkemece; Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın husumetten (sıfat yokluğundan) reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu hususta davalı … Yönetimi ve Hazinenin temyiz talebi bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.