Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15419 E. 2011/1473 K. 21.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15419
KARAR NO : 2011/1473
KARAR TARİHİ : 21.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki genel arazi ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… Köyü 133 ada 1 sayılı parsel, 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasayla değişik 7. maddesi gereğince, kadastro ekibince 581 hektar 6565.90 m2 yüzölçümünde, … Devlet Ormanı ismiyle orman olarak sınırlandırma ve tespiti Hazine adına yapılmış, Orman Yönetimi, orman kadastro komisyonunun köy sınırlarına tam uymadığı, arada tampon bölge kaldığı ve bu kalan alanların hem toprak olarak Hazine adına yazıldığı, orman sınırları aleyhine durum yaratıldığını ileri sürerek, …, … ve … ise zilyetliklerinde bulunan taşınmaz bölümlerinin orman sınırları dışına çıkartılması istemiyle itiraz etmişler, kadastro komisyonu Orman Yönetimi’nin itirazının reddine, krokide (A) işaretli 7880.52 m2, (B) işaretli 2037.99 m2, (C) işaretli 24572.68 m2 yüzölçümündeki bölümlere ilişkin kişiler tarafından yapılan Itirazların kabulüne, 133 ada 1 sayılı parselin … Devlet Ormanı niteliği ile 57822074.71 m2 yüzölçümünde ormancı üyenin karşı oyu ile Hazine adına tespiti yapılması üzerine, Orman Yönetimi tarafından askı ilan süresi içerisinde dava açılmış, mahkemece davanın hukuki yarar bulunmadığından reddine, dava konusu 133 ada 1 sayılı parselin tespit gibi tapuya tesciline dair verilen karar, Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilerek Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 23.01.2007 gün 2006/17715-460 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan Dairemizin bozma kararında özetle “Yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4/3. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosunda 6831 ve 3402 Sayılı Yasa hükümleri iç içe ve birlikte uygulandığından orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesi gereğince henüz olumlu tesbit tutanağı ve haritası düzenlenmemiş olmakla birlikte orman olmadığı konusunda “olumsuz tutanak ve harita düzenlendiği” kabul edilip, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince kadastro Mahkemesinin görevi (yetkisi) başlayacağı Çevre ve Orman Bakanlığının ya da Orman Genel Müdürlüğünün otuz günlük kısmi ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceği, açılacak bu davada yapılan kadastro işlemin özelliği ve açılacak davanın niteliği nedeniyle bu davada husumet Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu köy tüzelkişiliği yada davaya konu taşınmaza zilyed olanlara yöneltilebileceği, kendilerine husumet yöneltilerek dava açılan özel yada tüzel kişilerin gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle dava hukuki yarar yokluğu veya husumet yönünden red edilmeyip, kadastro mahkemesinin, dava dilekçesinde nitelikleri bildirilen taşınmazın tesbit tutanağının, malik hanesinin açık bırakılmak suretiyle düzenlenip, Yasa ve Yönetmelik hükümlerine göre mahkemeye göndermesini Kadastro Müdürlüğünden istemesi gerektiği, tesbit tutanağı düzenlenmeden keşif yapılması halinde, keşif sırasında belirlenecek hak sahiplerinin davaya
katılması, bu arada tesbit tutanağının gönderilmesi halinde dava dosyası ile birleştirip 3402 Sayılı Yasanın 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tesbit tutanağında yazılı hak sahiplerini de davaya katıp, husumet yaygınlaştırılarak taraf oluşturulduktan sonra 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Bu ilkeler gözönünde bulundurularak ve orman kadastro komisyonunca köy sınırlarının tam olarak uyulup uyulmadığı, tampon bölge olarak bırakılan yerin orman olup olmadığı, bu alanın kim veya kimler adına tesbit edildiği araştırılarak, tutanakları getirtilip, bu davanın konusu olduğundan, tesbit tutanağında yazılı kişi yada kişiler davaya dahil edilip husumet yaygınlaştırılmalı, davalı iseler ilgili dava dosyaları ile komşu 133 ada 2, 3 ve 4 sayılı parsellere ilişkin dava dosyaları HYUY.’nın 45/3 maddesi gereğince birleştirilip, işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Davacı … Yönetimi vekili 27/06/2010 tarihli keşifte 133 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3 maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin işlemin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiş, 133 ada 1 parsele ilişkin davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Mahkemece komisyon kararı ile ham toprak niteliğinde Hazine adına tespit edilen tutanak asılları getirtilerek birleştirildikten sonra 133 ada 1 parsele ilişkin açılan davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddine, 133 ada 2, 3 ve 4 parsele ilişkin açılan davanın Kabulüne, tespitlerinin iptaline ve orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel arazi ve orman kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 133 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi, 133 ada 1 sayılı parselin ise orman olarak tespit edilmiş olması nedeniyle yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, kadastro hakiminin doğru sicil oluşturmakla yükümlü bulunduğu gözönüne alınmadan tutanak aslı dosya arasında bulunan 133 ada 1 sayılı parsel hakkında red kararı verilmiş olmasına rağmen tescil hükmü kurulmaması ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı Hazine aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu hususların hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. bendinden sonra gelmek üzere “… Köyü 133 ada 1 sayılı parsele ait kadastro tutanağının kesinleştirilmek üzere tutanakların devredilmiş olması halinde Tapu Sicil Müdürlüğü’ne, aksi takdirde Kadastro Müdürlüğü’ne gönderilmesine” cümlesinin eklenmesine, yine hükmün 3. ve 4., bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine üçüncü bent olarak “3-6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde
bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması ve sonraki bentlerin takip eden numaralar ile devamı suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21/02/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.