Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1110 E. 2011/4256 K. 12.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1110
KARAR NO : 2011/4256
KARAR TARİHİ : 12.04.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki zilyetliğin tespiti davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, kadastro sırasında …. köyünde zilyedi olduğu taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu halde, 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda tespit ve tescil edilen 450 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı düşüncesiyle 3402 sayılı Yasanın 5831 sayılı Yasa ile eklenen ek 4. maddesine göre yapılan kadastro sırasında fiili kullanım durumuna göre kadastro tutanağının düzenlenerek zilyedinin tespit edilmediğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazın kendisinin kullanımında olduğunun tespiti istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın askı ilan süresi içerisinde açılmadığı gerekçesiyle REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetliğin tespitine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1944 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 27/04/1999 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamı ve bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada davacının kullandığını iddia ettiği davaya konu taşınmazın 450 parselin dışında 2/B ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan P.XCII nolu yer olup, hakkında kadastro sırasında tutanak düzenlenmeyip boşluk olarak bırakıldığı saptandığından ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. maddesine göre, kadastro mahkemesinin görevinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı, H.Y.U.Y.’nın 7. maddesi gereğince mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olduğu ve resen gözetilmesi gerektiğinden, kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen davaya konu taşınmaz hakkındaki davaya bakmak görevinin genel mahkemelere ait olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın somut olaya uygun olmayan gerekçe ile reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 12/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.