Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6727 E. 2011/6370 K. 25.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6727
KARAR NO : 2011/6370
KARAR TARİHİ : 25.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında … İlçesi … Köyü 334 parsel sayılı 8678.10 m² yüzölçümlü taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesine … oğlu … ve …’nin kullanımında olduğu yazılmış, Davacılar taşınmazın kendi kullanımlarında olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece 2924 sayılı Yasanın 11. maddesindeki şartların davacılar yararına oluşmadığı gerekçesiyle reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, tutanağın beyanlar hanesine dava konusu taşınmazın kendi kullanımında olduğunun şerh verilmesi talebi ile açılan kullanım kadastro tespitine itiraz davası niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin yasal hasım niteliğindeki tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ayrıca mahkemece davalının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olması da doğru olmamıştır. Şöyle ki; 3402 sayılı Yasa 5831 sayılı Yasa ile eklenen ek 4. maddesi “6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir. Bu maddeye göre yapılacak kadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmaz.” hükmünü içermekte olup, bu maddeye göre yapılan kadastro çalışmasında, öncesinde orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Hazine adına tespiti yapılıp fiili kullanım durumları belirlenmektedir. Davacının davası mülkiyete ilişkin olmayıp taşınmazın fiili kullanım durumunun tespitine ilişkin olduğu dikkate alındığında mahkemece 27/01/2009 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi hükümleri dikkate alınmadan, 4127 sayılı Yasa ile değişik 2924 sayılı Yasanın 11. maddesi hükümlerine
göre yasaya aykırı gerekçelerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlenle öncelikle hazine davaya dahil edilip husumet yaygınlaştırılmalı ve davanın esası hakkında bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekili Av. Alp Değer Tanrıverdinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 25/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.