YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13135
KARAR NO : 2013/1971
KARAR TARİHİ : 28.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 153 ada 3 parsel sayılı 1005,84 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden meşelik niteliği ile davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı, dava konusu parselin zilyetliğinde bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın kadastro tesbit tutanağının iptali ile tarla niteliğiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 1982’de yapılarak kesinleşen 2. madde uygulamaları bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü, ekonomik amacına uygun olup olmadığı araştırılmadığı gibi üzerindeki ağaçların yaşı, cinsi yönünden ziraatçı bilirkişiden rapor alınmamış, komşu parsel tutanakları, varsa dayanak tapu veya vergi kayıtları getirtilerek taşınmaz yönünü ne okuduğu denetlenmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece, komşu parsellere ilişkin kadastro tesbit tutanak örnekleri ile dayanakları ilgili yerlerden getirtilip, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmaz hâkim tarafından gözlemlenmeli, üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, taşınmazın dört bir yandan fotoğrafları çektirilmeli, mahallî bilirkişilerden taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar ve ihya yapılmış ise hangi tarihte başlayıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü sorulmalı, gerekiyorsa tesbit bilirkişilerinin beyanı alındıktan sonra ziraatçı bilirkişiden taşınmazın konumu, eğimi, bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı ve zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığını açıklayan rapor alınmalı, önceki orman bilirkişi raporundaki bulgularda değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Kabule göre; mahkemece “tesbitin iptaline” karar verilmesi gerekirken “kadastro tesbit tutanağının iptaline” karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28.02.2013 günü oy birliği ile karar verildi.