YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/586
KARAR NO : 2011/4731
KARAR TARİHİ : 20.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …Köyü 233 ada 5 parsel sayılı 280 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı tarafından açılmış olan mülkiyetin tespiti davası, yargılama sırasında kadastro tespiti başlaması ve çekişmeli taşınmaza tutanak düzenlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece, dava konusu parselin…. Genel Müdürlüğü adına tesciline, kamulaştırma öncesinde mülkiyetin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 03.06.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kamulaştırmaya konu edildiği ve Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/530-712 sayılı kararıyla 299 numaralı kamulaştırma parseli olarak … adına tesciline karar verildiği gözönünde bulundurularak, temyize konu dosyada da çekişmeli taşınmazın … adına tescile karar verilmesinde ve tutanağın malik hanesinin bu şekilde doldurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, taşınmazın tamamında kamulaştırma öncesinde mülkiyetin davacıya ait olduğunun tesbitine karar verilmesi doğru değildir.
Şöyle ki; hükme esas alınan uzman bilirkişi raporuna ekli 1959 tarihli memleket haritasında taşınmazın 120 m2 bölümünün yeşil renkli orman alanında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda 120 m2 yüzölçümlü bölümün öncesi itibarıyla orman olduğu, 1991 de kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakılmışsa da bu tarihe kadar orman olması nedeniyle, davacının zilyedliğine 1991 yılından itibaren değer verileceği, 1991 yılından davanın açıldığı 2007 yılına kadar da 20 yıllık zilyedlik süresinin dolduğundan sözedilemeyeceği açıktır.
O halde, öncesi orman olan 120 m2 dışında kalan yer için davacının mülkiyetinin tesbitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 20.04.2011 günü oybirliği ile karar verildi.