YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5838
KARAR NO : 2011/9305
KARAR TARİHİ : 13.07.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin13/11/2008 gün ve 2008/10836-15424 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, aynı gün Dairemizde temyiz incelemesi yapılan dosyalarda orman yönetimi tarafından aynı iddialar ile ayrı ayrı olarak açılan davalarda mahkemenin 2008/36-36 sayılı dosyası (çekişmeli taşınmaz … köyü 158 ada37 parsel ) ile 2008/26-34 sayılı dosyasında (çekişmeli taşınmaz … köyü 182 ada 19 parsel) uzman orman bilirkişi heyeti aynı kişilerden oluşmuş olup, bir dosyada yöreye ilişkin en eski tarihli olarak 1966 tarihli memleket haritasını, bir dosyada ise 1972 tarihli memleket haritasını uyguladıkları, çekişmeli taşınmazların memleket haritasında meyve ağacı rumuzlu alanda bulunduğunu ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamalarına rağmen memleket haritası üzerinde taşınmazların işaretlendikleri yerde böyle bir rumuzun bulunmadığı, bu hali ile raporların yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca çekişmeli taşınmazlara komşu olan taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanak örnekleri de dosyaya getirtilmemiş ve çekişmeli taşınmazlar etrafları ile birlikte değerlendirilmemişlerdir. Bu nedenle, Mahkemece, yöreye ilişkin en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de
içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kabulüne ve dava konusu … ili … ilçesi … köyü Yerleşim bölgesi mevkiinde bulunan 158 ada 37 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından esasa yönelik olarak, davacı … Yönetimi tarafından ise yargılama giderlerine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, üç kişilik uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemenin “19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi uyarınca davalı aleyhine yargılama gideri ve harç hükmedilemeyeceği” belirlemesi yerinde olmakla birlikte, karar ve ilam harcının “davalıdan tahsili mümkün olmadığı gerekçesiyle” davası kabul edilen, davacı … Yönetimine yükletilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının ikinci bendi tamamen kaldırılarak, yerine “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince davalıdan ve davası kabul edildiği için davacı … Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, gerçek kişiden harç alınmasına yer olmadığına 13/07/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.