YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16232
KARAR NO : 2011/1034
KARAR TARİHİ : 14.02.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki zilyetlik şerhinin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Yavuzselim Köyü 1741 ada 4 parsel sayılı 2485,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarıldığından Hazine adına tespit edilmiş ve beyanlar hanesine 15 yıldır …’nin kullanımında olduğu şerh verilmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazın kendisine ait olduğu halde yanlışlıkla … adına yazıldığını; taşınmazın beyanlar hanesine kendisine ait olduğunun yazılması talebi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile 1741 ada 4 parseli beyanlar hanesinde bulunan “İş bu taşınmaz bahçe niteliği ile 15 yıldan beri İshak oğlu Kürşük Mengi’nin kullanımındadır” kısmının çıkartılarak; bunun yerine, “İş bu taşınmaz bahçe niteliği ile 15 yıldan beri … ‘in kullanımındadır” olarak yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre beyanlar hanesinde bulunan zilyetlik şerhinin iptali ile adına zilyetlik şerhi konulması istemine ilişkindir.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit veda kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, tutanağın beyanlar hanesinde bulunan zilyetlik şerhinin iptali. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin beyanlar hanesinde adına zilyetlik şerhi konulan davalı Kurşat Mengi ile birlikte tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; davacı dava dilekçesinde davalı olarak kadastro müdürlüğünü göstererek dava açmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin kadastro müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup yargılama sırasında kadastro müdürlüğü Hazine vekili tarafından temsil edilmiş bulunmaktadır ve ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı yana olanak sağlanması ve Kadastro Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından kadastro müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı )
Kabule göre ise; çekişmeli 1741 ada 4 parselin kadastro tutanağı itirazlı olup davacı tarafından sadece zilyetlik şerhine ilişkin dava açıldığı halde infazda tereddüt yaratacak şekilde taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tescili yolunda hüküm kurulmayarak sadece şerh konusunda hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır .
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 14/02/2011 günü oybirliği ile karar verildi.