Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6483 E. 2011/10096 K. 19.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6483
KARAR NO : 2011/10096
KARAR TARİHİ : 19.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.11.2009 tarih 2009/14886-17279 sayılı kararında; “…’in temyiz istemi yönünden; mahkeme hükmü, davacıya 27.05.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra davacı tarafından 19.06.2009 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddine, davalılar Orman Yönetimi ve Hazinenin davacı … adına tesciline karar verilen (I)=402 m2 yüzölçümündeki bölüme yönelik temyiz itirazları yönünden ise, incelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir. Şöyle ki; tescile karar verilen (I) harfli yerin tapulama sırasında bayır ve fundalık olarak tapulama dışı bırakıldığı, keşifte dinlenen tanık beyanında ise bu bölümün orman olması nedeniyle tapulama dışı bırakıldığının anlaşıldığı, eğimin % 25-30 iken iş makinesi ile düzeltilerek % 8-10 eğime getirildiği, içinde kendi yetişen ağaçlardan aşılanan 15 tane zeytin ağacı bulunduğu, tarım arazisi olmadığı, bu bölümü çevreleyen (A) ve (F) harfli bölümler içinde çam ağaçları olan kullanılmayan alan olduğu, (I) harfli bölümün tarım arazilerine bitişik olmadığı ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden bulunmadığı anlaşılmakla, (I) harfli bölüme yönelik davanın da reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olamadığı ” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacı …’in temyiz talebi 20 Hukuk Dairesinin 23.11.2009 tarih 2009/14886-17279 sayılı kararı ile red edilmiş olduğundan …’in davası yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına; davacı … ‘ın davasının reddine karar verilmiş; hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1955 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz, bayır ve fundalık olarak tapulama dışı bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.