YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12382
KARAR NO : 2011/930
KARAR TARİHİ : 27.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … – …
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 06.05.2009 tarihli dilekçesiyle … Köyü (Mahallesi) 1018 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığından tapu kaydının iptal ve orman niteliğiyle tescili istemiyle açtıkları davanın reddine ilişkin Antalya Asliye 5. Hukuk Mahkemesinin 29.06.2007 gün ve 2009/159-440 sayılı kararının Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, kesinleşen mahkeme kararının dayandığı raporu düzenleyen …’nun … Mahallesinde yapılan keşiflerde gerçeğe aykırı rapor düzenlemek suçundan hakkında açılan kamu davasının 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/83 Esaslı dosyasında derdest olduğu, bilirkişi raporunun sonuç bölümünün 5. şıkkının gerçeğe ayrı rapor verilmesinin açık kanıtı olduğu, iddiasıyla kesinleşen mahkeme kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılmasını ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, kesinleşen mahkeme kararını yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması ve kesinleşen karara konu taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahditin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
… Köyünde 1988 yıllarında yapılan arazi kadastrolarında çekişmeli 1018 sayılı parsel sayılı 3357 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle, 1981 yılı vergi beyanı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiş, Vakıflar Yönetiminin açtığı davanın vazgeçme nedeniyle reddine ilişkin, Kadastro Mahkemesinin 20.01.1992 gün ve 1991/2539-1124 sayılı kararının kesinleşmesiyle … adına tapuya tescil edilmiştir. Taşınmazın tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescili istemiyle Hazine tarafından açılan davanın reddine ilişkin, Antalya Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 18.12.1997 gün ve 1995/768-1454 sayılı kararı Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanıp, karar düzeltme istemi de red edildikten sonra, 21.10.1998 tarihinde kesinleşmiş, yine Orman Yönetimi tarafından taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle açılan davanın, taşınmazın 1942 yılı orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı, kısmen 1976 yılı orman kadastrosu sınırları içinde kısmen dışında kaldığı belirlenmişse
-2-
2010/12382 – 2011/930
de, taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığının belirlendiğinden, Hazine davasının reddine ilişkin mahkeme kararının, Orman Yönetimini bağlayacağı gerekçesiyle Orman Yönetiminin tapu iptal tescil davasının reddine ilişkin, Antalya Asliye 5. Hukuk Mahkemesinin 29.06.2007 gün ve 2004/451-329 sayılı kararı temyiz edilmeden 20.09.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
Antalya Asliye 1 Hukuk Mahkemesi 1997/24 Esasına kayıtlı dava dosyasının incelenmesine dayalı dosya inceleme tutanakları ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma evrakı içeriği incelendiğinde; dava dışı … Köyü 2141, 2144, 2145 sayılı parselin katılan … oğlu… adına tesciline, 2142 ve 2143 sayılı parseller hakkındaki davanın ise vazgeçme nedeniyle reddine ilişkin, Antalya Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 09.12.1998 gün ve 1997/24-1199 sayılı kararının, Hazine tarafından 28.12.1998 tarihinde temyiz edildiği, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.06.19999 gün ve 1999/1444-5163 sayı kararı ile onandığı, tapu kaydının orijinal hali gelmiş olsaydı tapu kaydının buraya ait olmadığının ortaya çıkacağı, aslındaki dosyadaki tapu kaydı örneğinden de İstanos (Korkuteli) Nahiyesi … Köyüne ait olduğunun yazıldığı, yapılan tesbitlerde tapu kaydını Korkuteli İlçesi … Yaylasına ait olduğunun tesbit edildiği, bu şekilde … ve … … isimli kişilerin resmi belgenin özünde sahtecilik suçunu işlediklerinden söz edildiği, yine bu dosya ile ilgili bilirkişilik yapan …,…,… (ölen … dışında) 17 bilirkişinin TCK 290 maddedeki bilirkişilik görevini kötüye kullanma suçunu işlediklerinden söz edildiği, … ve … … hakkında resmi belgede sahtecilik ve suç örgütü kurma suçundan diğer çete kurucu ve üyeleriyle birlikte cezalandırılmaları için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2009 gün ve Hazırlık 40430 Esas: 2009/4609, İddianame No: 2009/133 sayılı iddianamesiyle açılan davanın henüz derdest olduğu, Yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması istenen Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.06.2007 gün ve 2004/451-329 sayılı kararın dayanağı raporların Orman Bilirkişiler … … ve … ile Harita Müh bil … … tarafından düzenlendiği, bunlardan … hakkında bilirkişilik görevini kötüye kullanmak suçundan kamu davası açıldığı, bu nedenle kamu davasının sonucunun, Yargılamanın Yenilenmesi istemini doğrudan etkileyeceği gözetilerek, Ağır Ceza Mahkemesindeki bu kamu davasının bekletici mesele sayılması ve kamu davasının neticesi dikkate alınarak, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerekirken, eksik incelemeyle istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya ayrıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; istem sahibi Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27/01/2011 günü oybirliği ile karar verildi.