Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/1993 E. 2013/6186 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1993
KARAR NO : 2013/6186
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 119 ada 47 parsel sayılı 12836,72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, halı saha tesisi ve bahçe niteliği ile 124 ada 2 parsel sayılı 701,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe niteliği ile ve 124 ada 4 parsel sayılı 1292,01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı köy tüzel kişiliği adına tespit edilmiştir.
Hazine, taşınmazların idarî yoldan oluşan tapu kayıtları kapsamında halî arazi niteliğinde olduğu iddiası ile dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi köy tüzel kişiliği adına tapuya tesciline karar verilmiş; davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.02.2010 gün ve 18952 – 1643 sayılı kararı ile hüküm bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Hazine, komşu 124 ada 3 parsele uygulanan 23.01.1992 tarih 1 nolu ve 119 ada 48 parsele uygulanan 23.03.1984 tarih 28 nolu idarî yoldan oluşan tapu kayıtlarının dava konusu parselleri içine aldığı, bu tapu kayıtları dava konusu parselleri kapsamasa bile tapu kayıtlarının oluştuğu tarihte çekişmeli taşınmazların bulunduğu alanları halî arazi olarak gösterdiği iddiası ile dava açmıştır. 23.01.1992 tarihli tapunun 1992 yılında 23.03.1984 tarihli tapunun da 1984 yılında 1251 Sayılı Yasa hükümleri gereğince idarî yoldan oluştuğu anlaşılmaktadır. Her iki tapu kaydının da tescile esas krokileri dosyada mevcut olup mahkemece mahallinde yapılan keşif sırasında tescil krokileri uygulanmamış, fennî bilirkişi tarafından tescil krokileri ile kadastro paftası çakıştırılarak çekişmeli taşınmazların tescil krokileri içinde kalıp kalmadığı veya tescil krokilerine göre hali arazi olup olmadığı tespit edilmemiştir.
Mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bir fen elemanı ve ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte tapu kaydı ve tescil krokileri uygulanmalı, çekişmeli taşınmazların tescil krokileri içinde veya tescil krokilerine göre hali arazi olarak gösterilen alanlar içinde kalıp kalmadığı tespit edilerek denetlemeye elverişli kroki düzenlenmeli, 23.03.1984 tarih 28 nolu tapu kaydının oluşumuna esas olan 06.01.1984 tarihli tutanakta isimleri geçen … Köyü Muhtarı Muhsin Akduman ile tespit bilirkişileri … ve … ile 23.01.1992 tarih 1 nolu tapu kaydının oluşumuna esas olan 24.12.1991 tarihli tutanakta isimleri geçen … Köyü Muhtarı … ile tespit bilirkişileri … ve … Üzmez taşınmazların başında dinlenerek çekişmeli taşınmazların nitelikleri belirlenmelidir.
Ayrıca; mahkemece, mahallinde 07.08.2008 tarihinde yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmazların köy boşluğu olduğunu, 124 ada 2 ve 4 numaralı parseller üzerinde hayvan otlatıldığını bildirmişlerdir. Dosyada mevcut orman bilirkişi … ve ziraatcı bilirkişi … tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli 119 ada 47 parsel sayılı taşınmazın üzerinde halı saha dışında doğal floraya ait yabanî otlarla birlikte çam ağaçları, 124 ada 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde palamut meşesi, kızılcık karaçalı gibi ağaç ve ağaçcıkların bulunduğu, zeminin çayır otları ile kaplı olduğu belirlenmiş olduğuna göre mahkemece, taraflardan tanıkları sorulup, H.U.M.K.’nun 259. ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyedliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, ekonomik amacına uygun olup olmadığı, köy tüzel kişiliğinin ne şekilde taşınmazlara zilyet ettiği belirlenmeli, köy boşluklarının 3402 sayılı Kanunun 16. maddesi gereğince Hazineye ait olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli taşınmazlar orman alanı dışında bırakılmıştır.
Hükmüne uyulan bozma kararına ve uzman bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli taşınmazların % 15 – 20 eğimli, üzerlerinde münferit meşe, kızılcık, karaçalı ağaçları bulunan, komşu Hazine taşınmazları ile bütünlük içinde ve zilyedlikle kazanılacak yerlerden olmadığı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kadastro hâkimi infazda tereddüt yaratmayacak şekilde, doğru sicil oluşturmakla görevli olduğu halde, hüküm fıkrasında taşınmazların niteliği belirtilmeden Hazine adına tescillerine karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2. paragrafının “Kocaeli İli, Kandıra İlçesi, … Köyü 119 ada 47, 124 ada 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile tespitteki nitelikleri ile Hazine adına tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.M.U.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 28.05.2013 günü oy birliğiyle karar verildi.