YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9277
KARAR NO : 2011/9931
KARAR TARİHİ : 14.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, … ilçesi … köyü Sarıcalı mevkiinde bulunan 965 parsel nolu taşınmazın yapılan kadastro tespiti neticesinde orman olarak tescil edildiğini, ancak taşınmazın orman olmadığı ve kendi zilyetliğinde bulunduğu iddialarıyla, … ilçesi … Köyü 965 nolu parselin orman adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile aynı parselin tamamının 2/B niteliğiyle tescilini talep etmiştir. Mahkemece, davacının dava açmakta aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tarla niteliğiyle hükmen Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi kapsamında kalan yerlerden olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasa gereğince orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapılmış, 13/08/1993 ila 13/02/1994 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Çekişmeli parsel … Kadastro Mahkemesinin 1994/164 – 1995/107 sayılı kararı ile tarla niteliğiyle 18/08/1995 tarihinde Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
3402 sayılı Yasanın 12. maddesi hükmüne göre dava konusu taşınmazın tespiti 18/08/1995 tarihinde hükmen kesinleşerek tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Kesinleşen tespite karşı 24/05/2010 tarihinde dava açıldığına göre, davada görevli mahkeme Kadastro Mahkemesi olmayıp genel mahkemelerdir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece resen (kendiliğinden) nazara alınması gerekir.
O halde; mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 14/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.