Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4718 E. 2010/8615 K. 07.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4718
KARAR NO : 2010/8615
KARAR TARİHİ : 07.07.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiliyle … Adi Ortaklığı arasında akdedilen sözleşme ile bir adet mısır kurutma makinesinin satın alındığını,borcuna karşılık 14.000.-YTL ve 23.000.-YTL bedelli toplam tutarı 37.000.-YTL olan iki adet bononun müvekkilince keşide edilerek davalıya verildiğini, sonrasında iki bononun da ödenip teslim alındığı halde davalı yanca müvekkilinin keşideci olmadığı … Petrol Ürünleri Paz.Tic.Koll.Şti.’nin keşideci bulunduğu 14.000.-YTL bedelli bonoya dayalı olarak müvekkili aleyhine takibe geçildiğini belirtmek suretiyle anılan bono uyarınca müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını, davacı yanca ödenmeyen bonodaki keşideci şirketin yetkilisinin de davacı şirket yetkilisi olduğunu, davacının borcunu ödememek için böyle bir davranış içine girdiğini bildirerek, davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davalının davaya konu bono bedelini ödediğini savunmakta ise de, bononun halen davalı elinde bulunduğu, bononun davalı eline nasıl geçtiğini davacının kanıtlayamadığı ve keşidecisi farklı olsa da bononun satın alınan makine bedeli olarak davacı yanca davalıya verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz isteminden feragatı nedeniyle temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava bonoya dayalı menfi tespit davasıdır. Davacının dava konusu bonoda sıfatı bulunmadığı gibi, davacı aleyhine girişilmiş bir icra takibine de rastlamamıştır. Bu durumda mahkemece somut olay bakımından aktif dava ehliyeti bulunmadığı gözetilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 07.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.