YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2051
KARAR NO : 2013/6280
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 151 ada 2 parsel sayılı, 4647,35 m2 yüzölçümlü taşınmaz, fındık bahçesi niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle … oğlu … Köseoğlu adına tesbit edilmiştir. Tesbite … ve … tarafından itirazda bulunulmuş, komisyonca …’nun itirazının reddine, …’nun itirazının kabulü ile 151 ada 2 parselin kadastro tesbit tutanağı iptal edilerek … oğlu … adına tesbit edilmiştir. Davacı …, 151 ada 2 parsel sayılı taşınmazın babasına ait olduğunu, üzerindeki fındık ağaçlarını onun diktiğini, onun ölümü ile de mirasçılarına kaldığını iddia ederek, hissesi oranında adına tescilini talep etmiştir. Orman Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
Mahkemece; Orman Yönetiminin davasının kabulüne, Kargı Köyü, Karaağaç Düzü Mevkii, 151 ada 2 nolu parselin kadastro tesbitinin iptaline, parselin orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun gereğince orman kadastrosu yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda kullanılan memleket haritasının tarihi belirtilmediği gibi memleket haritasının yapımına esas teşkil eden hava fotoğrafları getirtilip taşınmazın hava fotograflarındaki konumu belirlenmemiş, rapor ekinde aplikeli (kadastro paftası ve memleket haritası) kroki renkli olmayıp, siyah beyaz fotokopi olduğundan rapor denetlenememektedir. Ayrıca, dosya arasında bulunan ziraatçı bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde yaşları 35-40 arasında değişen fındık ocakları, 45-50 arasında değişen ceviz, armut ve elma ağaçlarının bulunduğu ifade edilmiştir. Raporu hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporu çekişmeli taşınmazın memleket haritasındaki yeşil renkle boyalı alanda gözükmesinin bu meyva ağaçlarının varlığından kaynaklanıp kaynaklanmadığı taşınmazın üzerindeki ağaçların cinsi, sayısı ve yaşı, taşınmazın hangi bölümlerini hangi yoğunlukta kapladıkları ve kapalılık oranı, hakim ağaç türü, varsa aşılı ağaçların kök yaşı ve aşı yaşı detayları hususlarını ayrıntılı olarak içermemektedir. Keşif sırasında tarihi bilirkişi tarafından belirtilmeyen memleket haritasında yeşil renkli bölüm üzerinde sembol bulunup bulunmadığı ve haritalardaki kullanıma ilişkin olan tasarruf çizgileri olup olmadığı da değerlendirilmemiştir. Yine, davalı taraf tapu kaydına dayandığna göre, mahkemece tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren revizyonları ile birlikte sorulup getirtilmemiş, yerel bilirkişi ve fen bilirkişi aracılığı ile yerine usulunce uygulanıp tapu kaydının kapsamı belirlenmemiştir. Bu nedenlerle, mahkemece yapılan araştırma ve karara dayanak alınan bilirkişi raporu çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukukî durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukukî durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanun hükümlerine göre
çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Kanun ile sadece Devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Kanun ile iadeye tabi tutulmuş, iadenin koşulları aynı Kanunda gösterilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; raporda taşınmazın memleket haritasında yeşil alanda kalıp kalmadığı yeşilin niteliği ve hangi sembolle gösterildiği yeşil rengin taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hava fotografları üzerinde yapılacak inceleme ile bilirkişilere açıklattırılmalı, davalının yargılama sırasında dayandığı tapu kaydının mahalline uyup uymadığı tespit edilerek tapu kaydının kapsadığı taşınmazları gösterir fennî bilirkişi tarafından düzenlenecek denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, dayanılan tapu kayıtları çekişmeli taşınmaza uyuyor ise tapu kayıt malikleri ile davalı arasında akdî veya irsî irtibat bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, tapu kaydının 4785 ve 5658 sayılı kanunlar kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği araştırılmalı, taşınmazın sınırında orman olduğundan tapu kaydının miktarı ile geçerli olacağı düşünülmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının talep halinde yatırana iadesine 30/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.