YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3632
KARAR NO : 2011/8319
KARAR TARİHİ : 29.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davanın tüm tarafları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1968 yılında yapılan kadastro sırasında … 384 sayılı 232 hektar 5.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Temmuz 1945 tarih 39 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak mera niteliği ile … köyü tüzelkişiliği adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir.
Davacı … Yönetimi; çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığından mera sicil kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazın bilirkişi kurul raporunda 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenen 3.01 hektarlık bölümünün Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın bilirkişi kurulu tarafından düzenlen krokili raporda (O) ile işaretlenen 179.894 hektar yüzölçümlü bölümünün mera özel sicil kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davanın tüm tarafları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kalan tapu kaydının iptali tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 28.06.1940 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1968 yılında genel arazi kadastrosu, 15.06.1988 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
1- Davacı … Yönetimine gerekçeli karar 04.02.2011 tarihinde, Hazine ve … köy tüzelkişiliğinin temyiz dilekçeleri ise 17.02.2011 tarihinde tebliğ edilmiş olup temyiz dilekçesi ise temyiz ve karşı temyiz süreleri geçirildikten sonra 04.03.2011 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalılar Hazine ve … köyü tüzelkişiliğinin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan iki orman ve bir fen bilirkişi kurulu tarafından ortak yapılan hat uygulaması ile bir örneği dosyada bulunan 3116 tahdit haritası ve orman rejimi dışına haritası ile 22, 23 ve 24 OTS’ler itibariyle açı, eğim ve uzaklık yönünden uyumsuzdur. Dosyada bulunun ilk orman tahdit haritası ile aplikasyon haritası da aynı OTS’ler ibariyle açı, eğim ve mesafe yönnüden uyumsuzdur.. Mahkemece bu yönler üzerinde durularak çelişkiler giderilmemiştir Bu haliyle uzman bilirkişilerin orman tahdit haritası, orman rejimi dışına çıkarma haritaları ve tutanaklarını nasıl uyguladığı net olarak anlaşılamamaktadır.
Orman Kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği ilk orman kadastro tutanaklarının ve haritasının uygulanması suretiyle belirlenir.
Bilindiği gibi, aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurularak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur (15.07.2004 gün ve 25523 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 47. maddesini karşılayan 02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Eski Yönetmelik md. 44.). Aplikasyon işlemi yeni bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez.
O halde; öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 ve 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastro, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkartma haritaları, işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarını askı ilan tutanakları, ile yenileme kadastro paftası bulundukları yerlerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek ve çekişmeli taşınmazın X ve Y değerlerini gösterir şekilde koordinatlı müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Davalı Hazine vekili duruşmada, çekişmeli taşınmazın hükme dayanak yapılan bilirkişi kurul raporunda 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenen 3.01 hektarlık bölümünün Hazine adına tescilini istemiş ise de temyize konu dava; çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit haritası içinde kaldığı iddiasıyla açıldığından, Hazine tarafından ancak aynı iddiayla ve usulünce düzenlenmiş katılma dilekçesi ile davaya katılınabilir. Hazine; çekişmeli taşınmazın Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiasıyla ayrı bir dava açması halinde temyize konu dava dosyası ile birleştirilerek taşınmazın 2/B alanında kalan bölümleri hakkında hüküm kurulabilir.
SONUÇ : 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE,
2- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; Hazine ve … köy tüzelkişiliğinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 29/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.