YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4015
KARAR NO : 2011/7549
KARAR TARİHİ : 16.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar …, Dursun ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 124 ada 1,49,50 ve 51 parsel sayılı sırasıyla 381 hektar 597,13 m², 7015,42 m², 7151,32 m² ve 13809,56 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden 124 ada 1 parsel orman niteliğiyle Hazine adına, diğer parseller ise tarla niteliği ile davalılar adına tespit edilmişlerdir. Davacı … Yönetimi, dava konusu 124 ada 49, 50 ve 51 nolu parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, birleşen dosya davacısı … ise zilyetliğinde bulunan taşınmazının 124 ada 1 nolu orman parseli içerisinde bırakıldığı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, birleşen dosya davacısı …’ın davasının reddine ve 124 ada 1 nolu parselin tespit gibi tapuya tesciline, Orman Yönetiminin davasının kabulü ile dava konusu 124 ada 49, 50 ve 51 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmaya göre çekişmeli 124 ada 49,50 ve 51 parsel sayılı taşınmazların 6831 sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 6, 7 ve 10. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, harç alınmasına yer olmadığına peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 16.06.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.