Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/256 E. 2011/8279 K. 29.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/256
KARAR NO : 2011/8279
KARAR TARİHİ : 29.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 122 ada 46 ve 123 ada 25 parsel sayılı sırasıyla 23946,60 m² ve 39850,27 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ve … taşınmazları zilyetlikle edinme koşullarının lehlerine oluştuğu iddiasıyla, davacı … Yönetimi ise taşınmazların orman vasfında olduğu iddiasıyla ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece, H.Y.U.Y.’nin 45. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davacılar … ve …’ın açtıkları davanın reddine, davacı … Yönetiminin açtığı davanın ise kabulüne ve dava konusu … ili … ilçesi … köyü, 122 ada 46 ve 123 ada 25 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile orman vasfıyla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsellar orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 122 ada 46 ve 124 ada 25 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece, davacı … Yönetiminin davasının kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece taşınmazın orman olarak tesciline karar verildiği halde, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesinde yazılı bulunan 2/B şerhinin kaldırılmaması ve dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken tutanaklarının iptaline karar verilmiş olması doğru değildir. Ayrıca hükümden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı Hazine aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemez. Ancak belirtilen tüm bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının dördüncü bendi ikinci satırında yer alan “taşınmazın tespit tutanağının” kelimeleri hükümden çıkarılarak, bunun yerine “taşınmazlarının tespitinin” kelimeleri yazılması, yine hükmün yargılama giderlerine ilişkin 7. ve 9. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması, yine hüküm fıkrasının sonuna gelmek üzere “Dava konusu 122 ada 46 ve 124 ada 25 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesinde yer alan, 6831 sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesinin (B) bendi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır, şeklinde ki şerhin kaldırılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 29/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.