Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6164 E. 2011/5675 K. 05.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6164
KARAR NO : 2011/5675
KARAR TARİHİ : 05.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin14/11/2006 tarih 2006/15536-15508 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece; taşınmaza komşu parsellere ait tutanaklar ve varsa dayanakları getirtilmemiş, dayanak belgelerin bu yönü ne olarak okuduğu üzerinde durulmamıştır. Mahkemenin 2004/107-74-106-47-103 ve 80 esas sayılı dava dosyalarında aynı nedenle davaya konu oldukları anlaşılan tüm çekişmeli yerler orjinal pafta fotokopisi üzerinde bir arada gösterilmemiş, bu yerlerin herbirinin ayrı ayrı yada birarada 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi anlamında orman içi açıklığı; yani orman sayılan yerlerden olup olmadıkları üzerinde durulmamıştır. 6831 sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez. Bu nedenle mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmelive oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne davaya konu … Köyü … mevkiinde kain fen memuru bilirkişi …’ın 11/05/2010 tarihli rapor ve ekli krokisinde mavi renkli kalemle boyalı (A) harfi ile gösterilen 19911,42 m², (B2) harfi ile gösterilen 43125,91 m², (C3) harfi ile gösterilen 10371,75 m² ve (D1) harfi ile gösterilen 8189,14 m² yüzölçümündeki taşınmazlarla ilgili tahdidinin iptali ile bu kısımların orman sayılmayan yerlerden olduğunun TESPİTİNE, fen memuru bilirkişi …’ın 11/05/2010 tarihli rapor ve ekli krokisinde (B1) harfi ile gösterilen 32699,27 m², (C1) harfi ile gösterilen 13906,29 m², (C2) harfi ile gösterilen 3057,70 m² ve (D2) harfi ile gösterilen 4126,66 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümleri ile ilgili davanın REDDİNE, teknik bilirkişi raporunda (B1, C2 ve C1 ile D2) harfleri ile gösterilen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun TESPİTİNE, davacının tescile yönelik talebi ile ilgili davanın görev yönünden REDDİNE ve mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNE karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi rapor ve krokisinde (A, B2, C3 ve D1) ile işaretli bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği gerekçesiyle bu bölümlerin orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiş ise de mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanaklara askı ilan tarihinden itibaren 6 aylık süre içinde HAK SAHİBİ gerçek ve tüzel kişilerin dava açabilecekleri düzenlenmiştir. Ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kuru toprakta 100 dönüm taşınmaz edinilebileceği hükmü bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde 2134 parsel numarasıyla belgesizden 95228.30 m2 taşınmaz davacı adına tespit edilmiştir. Davacının buna göre edinebileceği en fazla taşınmaz miktarı 4771.70 m2 olduğuna göre davacının hak sabi olduğu yani orman kadastrosuna itiraz davasında orman sınırları dışına çıkarılmasını isteyebileceği miktar bununla sınırlıdır.
Bu nedenle mahkemece davacı tarafından mahkemenin 2007/295 sayılı dava dosyasında açtığı orman kadastrosuna itiraz davası ile aynı çalışma alanında başkaca açmış olduğu orman kadastrosuna itiraz davası bulunmakta ise bu davalar birleştirilip, davacıya seçim hakkı kullandırılarak, gösterilen kesimden 4771.70 m2 bölüm yönünden dava kabul edilmeli; fazlası yönünden davanın reddine karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 05/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.