YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6227
KARAR NO : 2011/5475
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 117 ada 26 parsel sayılı 85454m2 yüz ölçümündeki taşınmaz orman niteliğinde Hazine adına tespit edilmiş, davacı köy tüzel kişiliği taşınmazın köy merası olduğunu ileri sürerek kadastro tespitine itiraz etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 32853 m2lik bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına, geriye kalan (B) harfli 52601 m2lik bölümünün ise tespit gibi orman niteliğinde Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Hükmüne uyulan 17/09/2008 tarih, 2008/6846 – 11241 Sayılı Bozma ilamında “mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporuna ekli krokinin de infaza elverişli olmadığı, bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırına göre konumu gösterilmediğinden raporun denetlenemediği, kaldı ki taşınmazın bölümleri ile ilgili olarak fen bilirkişi ve orman bilirkişi raporları arasında da uyumsuzluk olduğu açıklandıktan sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılması, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktalarının, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktasının bulunup röperlenmesi, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman
kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumunun genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınması, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verilmesi “ gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 50809.91m2lik bölümün davacı köy tüzel kişiliği adına mera olarak sınırlandırılmasına, geriye kalan (B) harfli 34644.93m2lik bölümün tespit gibi orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Bu karar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede tespit tarihiden önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemenin 12/02/2008 tarih 2007/109 – 2008/38 Sayılı kararında çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 32853 m2’lik bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına, (B) harfi ile gösterilen 52601 m2’lik bölümünün ise orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Bu karar yalnızca Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiş; davacı köy tüzel kişiliği kararı temyiz etmemiştir. Bu nedenle taşınmazın (B) harfli 52602 m2’lik bölümünün orman olduğu olgusu kesinleşmiştir. Mahkemenin temyize konu kararında ise orman olan bölümün 34644.93 m2 olduğu kabul edilip bu doğrultuda hüküm kurulmuş; parselin orman alanında kalan bölümü daraltılarak kazanılmış hak ilkesi ihlal edilmiştir. 12/02/2008 tarihli mahkeme kararının dayanağı olan kroki esas alınarak ve kazanılmış hak gözetilerek hüküm kurulmalıdır. Değinilen yönün göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 03/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.