Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/4185 E. 2012/7466 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4185
KARAR NO : 2012/7466
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

09.01.2009 tarihinde yapılan kadastro sırasında …  köyü 108 ada 21 sayılı 2.299,39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Cevat  Şahin’in zilyetliğinde olduğu, taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinde 2009/2 esas sayılı dava dosyası bulunduğundan söz edilerek tutanak aslı  malik hanesi açık olarak kadastro mahkemesine gönderilmek üzere 3402 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca tespit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi 02.01.2009 tarihli dilekçe ile  Hazine ve …. köyü tüzel kişiliğini taraf göstererek  dava dilekçesine ekli  krokide işaretlenen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi  istemiyle kadastro mahkemesinde 2009/2 esas sayılı davayı açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tutanak asılları, orman kadastrosuna itiraz dosyası ile birleştirilip taşınmazların zilyetleri davaya dahil edilmiştir. Daha sonra, 108 ada 21  sayılı  taşınmaza ilişkin dava ayrılarak yukardaki esasa kayıt edildikten sonra davanın  kabulüne, dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar  verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve … tarafından  temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve  kadastro tespitine  itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasayla değişik 4. maddesine  göre yapılıp  kesinleşmeyen  orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın  dayandığı gerekçeye çekişmeli taşınmazın malik hanesinin açık olduğu, gerçek hak sahibinin 3402 sayılı Yasanın 30/2 maddesi uyarınca mahkemece re’sen  belirleneceği, davada taraf olmayanlar  adına dahi tescile karar verilebileceği gözetilerek, uzman  bilirkişi raporuna eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın orman  sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığına,  devlet ormanlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 169/1-2, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/D, 18/2 maddeleri, 6831 sayılı Orman Yasası ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre  tabiî servet niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğuna, özel mülkiyete konu olamayacağına, tapu yada kazandırıcı zamanaşımı yoluyla veya başka bir yol ile kazanılamayacağına,   tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğuna, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa ile  yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağına, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğuna göre yazılı  şekilde kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 19.01.2011 tarihli  Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe  giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya  eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için devlet veya diğer kamu kurum  ve kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” şeklindeki 36/A ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanununun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” şeklindeki Geçici 11. maddesi hükümleri uyarınca davalı  aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden, hükmün vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple, hükmün yargılama giderlerine ilişkin  “3  ve 4 rakamlı bentlerinin” tamamen hükümden çıkarılarak bunların yerine “19.01.2011 tarihli  Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya  eklenen 36/A ve 17. maddesi ile eklenen Geçici 11. maddesi uyarınca  davacı … Yönetimi tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Orman Yönetimi yararına vekâlet  ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.UY.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,  19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince, davalı …’den onama harcının alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 16/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.