Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/7371 E. 2013/11829 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7371
KARAR NO : 2013/11829
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … İlçesi, … Köyü 140 ada 13 parsel sayılı taşınmaz, 2406,71 m² yüzölçümüyle, tutanakların edinme sebeplerinde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve tarıma dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de, kadastro mahkemesinin 2011/121 Esasında, davacı … Yönetimi tarafından taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açıldığından, malik haneleri açık bırakılarak tesbit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi vekili, 10.08.2011 tarihli dilekçe ile; … Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4/3. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda davalılara ait taşınmazların orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin işlemin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
Orman kadastrosuna itiraz davası ile malik hanesi ve niteliği boş olarak bırakılan kadastro tespit tutanağı aslı birleştirildikten sonra, mahkemece, dava konusu 140 ada 13 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2200,76 m² bölümüne ilişkin davanın kabulüne ve bu bölümün kadastro tesbitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 205,95 m² bölümün ise çalılık niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman sınırlandırılmasına itiraza ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4 maddesi gereğince yapılan ve 12.07.2011 – 11.08.2011 tarihleri arasında kısmî ilâna çıkarılarak kesinleşen orman sınırlandırılması vardır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın 2200,76 m² bölümünün orman niteliğiyle, 205,95 m² bölümünün ise çalılık niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı … Yönetimi vekili 1704 ilâ 1711 nolu orman sınır noktalarının güneybatısında kalan alanın orman sınırı dışında bırakılmasına itiraz ettiği ve hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda dava edilen bölümün 140 ada 13 parsel ile birlikte krokisinde (Y) harfi ile gösterilen 615,33 m² alan olduğu belirlendiği halde, (Y) olarak gösterilen ve yol olarak tescil harici bırakılan bölüme ilişkin herhangi bir araştırma yapılmaması doğru değildir. Her ne kadar yol olarak gösterilen bölüme ilişkin kadastro tutanağı düzenlenmemiş ise de, orman tahdidi sınırları dışında bırakıldığından hakkında olumsuz kadastro tutanağı düzenlendiği ve bu işleme itiraz edildiğinden mahkemece yol olan bölüme ilişkin de orman kadastrosu yönünden bir karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
Bu nedenle, mahkemece; eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ve (Y) harfiyle gösterilen tescil harici yol ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle dava konusu edilen taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 3.3.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler yardımıyla yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ölçeğinin kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftasının ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazın gerçek eğimi belirlenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilirken 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesi gözetilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/12/2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.