Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9579 E. 2011/13803 K. 01.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9579
KARAR NO : 2011/13803
KARAR TARİHİ : 01.12.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, bölgede yapılan orman kadastrosu sırasında atalarından kalan ve valilik tespit tutanağı bulunan taşınmazın 1182-1183 nolu OTS hattı üzerinde bırakıldığını, komisyona yaptığı itirazın reddedildiğini belirterek komisyon kararının iptali ile tarlanın adına tescilini istemiştir. Dava sırasında … Köyünde yapılan arazi kadastrosu sırasında çekişmeli yer 250 ada 2 parsel numarası ile yüzölçüm hanesi boş bırakılarak davacı adına tespit edilerek 3402 sayılı Yasanın 5. maddesi gereği kadastro tutanağı mahkemeye gönderilmiştir. Mahkemece; taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına 3402 sayılı Yasanın 14. madde koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu 250 ada 2 nolu taşınmazın tarla niteliğiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, altı aylık sürede açılan orman kadastrosuna itiraz, tescil ve arazi kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasaya esas olmak üzere 6831 sayılı Yasaya göre 1999 yılında yapılan ve 02.01.2008’de ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
Dava, orman kadastrosuna itiraz olarak açılmış, bölgede arazi kadastrosu yapılınca arazi kadastrosuna itiraza dönüşmüştür. Davacının dava dilekçesinin tetkikinde; taşınmazın orman tahdidi içerisinde bırakıldığı zannıyla dava açıldığı, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada ise çekişmeli taşınmazın orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğunun belirlendiği, bu nedenle davacının orman kadastrosuna itirazda hukuki yararının bulunmadığı, genel arazi kadastrosu sırasında kendi adına tespit edilen taşınmaza yönelik bir davasının olmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, davada taraf olmayan Hazine yönünden bu kararın kesin hüküm oluşturmayacağı, Hazine tarafından her zaman 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereği orman içi açıklık iddiasıyla dava açılabileceği gözetilerek çekişmeli taşınmazın kadastro sırasındaki ölçü krokisi esas alınarak hesaplanacak yüzölçümü ile kadastro aslının olağan usule göre tamamlanması için kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 01/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.