YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9119
KARAR NO : 2011/13091
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar 05.10.2010 tarihli dava dilekçeleri ile; yörede yapılan 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasında, kullanıcısı oldukları 1028 parsel sayılı 1500 m² yüzölçümlü taşınmazın 2/B parseli olarak tespit edilmediği iddiasıyla bu taşınmazlarda 2/B uygulaması yapılarak kullanıcı olduklarının şerh verilmesi istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece, 1028 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 2/B uygulamasının yapılmadığı ve davacıların çalışma alanına bir itirazının bulunmadığı gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ve 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
Yörede 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasayla eklenen ek 4. madde gereğince yapılan kadastro çalışmaları 06.09.2010 – 06.10.2010 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
Geyve Kadastro Mahkemesinin 03.04.1979 gün ve 1978/199-1979/21 sayılı kararı ile davacı … Yönetiminin … mirasçıları aleyhine açtığı davanın yargılaması sonunda dava konusu 1028 sayılı parselin tespitinin iptaline, tespit dışı bırakılmasına karar verilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 5304 sayılı Yasanın ek-4. maddesi gereğince 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince 31.12.1981 tarihinden önce nitelik yitirdikleri gerekçesiyle orman sınırı dışına çıkarılan yerlerde kullanım kadastrosu çalışması yapıldığı, hakkında tutanak tutulmayan yerlerde çalışmanın mümkün olmadığı belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Her ne kadar davada Hazineye de husumet yöneltilmesi gerekmekte ise de, Hazineyi bağlayıcı bir hüküm olmadığı gibi sonucu itibariyle de Hazine aleyhine bir hüküm oluşturulmadığı anlaşıldığına göre, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 21/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.