Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2787 E. 2011/7750 K. 21.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2787
KARAR NO : 2011/7750
KARAR TARİHİ : 21.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 287 ada 1 parsel sayılı 7603,60 m2 yüzölçümlü taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden bahçe niteliği ile davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Hazine, davacı Orman Yönetiminin yanında davaya müdahil olmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; davacı Orman Yönetiminin 03/03/2008 tarihli dilekçesi ile çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda kalan 2608,69 m2’lik bölümü için dava açmasına ve dilekçesine eklediği kroki üzerinde de davalı bölümü göstermesine rağmen, taşınmazın tamamının kadastro tespitinin iptali ile orman olarak tesciline karar verilmiştir. H.Y.U.Y.’nın 74. maddesi uyarınca mahkemeler istemle bağlıdır. İstem dışında karar verilemez. Açıklanan nedenlerle, çekişmeli taşınmazın davaya konu olan ve 12/06/2009 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) işaretli bölümünün kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile davaya konu olmayan bölüm hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Her ne kadar, Hazine 20/03/2008 tarihli dilekçesi ile davaya müdahil olmuş ise de, müdahalenin ancak açılmış bir davaya olabileceği, hakkında dava bulunmayan bir şeye müdahalenin de olamayacağı, dava konusu olmayan (A) ve (C) işaretli bölümler yönünden Hazine’nin her zaman orman içi açıklığı iddiasıyla dava açabileceği gözönünde bulundurularak bu bölümler yönünden davanın reddi gerekirken kabul edilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.