YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5755
KARAR NO : 2012/7326
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 09.07.2010 günlü dilekçesiyle, kendisinin kullanımında olan …. köyü 448 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, ancak, bu yerin 3402 sayılı Yasanın ek 4/3. maddesine göre yapılan düzeltme çalışmasına konu edilmediğini ileri sürerek, bu yanlışlık giderilerek parselin 2/B niteliğindeki kendi kullanımındaki yer olarak Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki taşınmazın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasını istemekte davacı gerçek kişinin hukukî yararı bulunmadığı gibi, orman alanlarının zilyetlikle edinilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre, dava; 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma işlemi kesinleşerek tapuya bu nitelikte Hazine adına kayıtlı taşınmazın 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesinin 3. fıkrasına göre yapılan ifraz işlemine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 10.03.1981 tarihinde ilânı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde ve 27.06.1988 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen 2/B uygulaması vardır.
Gökçam köyünde 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınrıları dışına çıkarılan alanlarda 2924 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan kadastroda …. ve ….. kızı 1934 doğumlu … kullanımında olduğu beyanlara yazılarak 902 m2 yüzölçmünde tarla niteliğiyle, 31.03.2000 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş, 17.05.2000 ilâ 16.06.2000 tarihleri arasında yapılan askı ilânı sonunda itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir.
5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen ek 4/1. madde gereğince “ 6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilânı hariç diğer ilânlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil…” edilir. Kadastro mahkemesinin genel olarak görevi, 3402 sayılı Yasanın 25. maddesinde; zaman bakımından görev ve yetkisi ise, aynı Yasanın 27. maddesinde düzenlenmiştir.
Kadastro Müdürlüğü, …. köyü 448 sayılı parselin 2000 yılında tespit tutanağı düzenlenip kullanıcısının … (davacı) olduğu beyanlara yazılarak tapuya tescil edildiği, 2009 yılında yapılıp, 10.06.2010 ilâ 09.07.2010 tarihinde askı suretiyle ilân ve 2009/15 sayılı genelgeye göre yapılan güncellemede 448 sayılı parelle ilgili her hangi bir talep olmadığı için 448 parselle ilgili güncelleme yapılmadığından, aynı konuda genel mahkemelerde dava açılabileceği bildirilmiştir.
O halde, Kirişçiler köyünde 2009 yılında 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen ek 4. madde hükmüne göre yapılan güncelleme çalışmalarında, çekişmeli …. köyü 448 sayılı parselin çalışmaya konu edilmediği, hakkında tutanak düzenlenmediği gibi, güncelleme de yapılmadığı, bu parselde güncelleme yapılması gerektiği yönünde idareyi işleme zorlayacak dava açılamayacağı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.