YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5186
KARAR NO : 2011/10112
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar Hazine, Orman Yönetimi ve müdahil davacılardan … vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.04.2009 tarih 2009/4422-6289 sayılı bozma kararında özetle: “Dosyada mevcut orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 13.11.2007 tarihli rapora ekli krokide çekişmeli 156 ada 46 parsel sayılı taşınmazın (46/b1) ile gösterilen kısımlarının orman tahdit sınırları içinde iken 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden, (46/a) ve (46/b2) gösterilen kısımların ise orman sınırları dışında ziraat alanı olduğu bildirilmiş ve ekli kadastro tahdit hattı ile irtibatlı krokide tahdit içinde kalan kısım (46/b1) ile tahdit dışında kalan kısım (446/a) ve (46/b2) ile gösterilmiştir. Fenni bilirkişiler … ve … tarafından düzenlenen 12.11.2007 tarihli rapor ve bu rapora ekli 156 ada da bulunan parsellerin orman alanı içinde kalan ve kalmayın kısımlarını gösterir tabloda ve yine ekli krokide (46/a) ile gösterilen kısmın 3236 m2, (46/b1) ile gösterilen kısmın 195 m2, (46/b2) ile gösterilen kısmın 1761 m2 yüzölçümünde olduğu bildirilmiştir. Bu rapora göre (46/a), (46/b1) ve (46/b2) ile gösterilen kısımların toplam yüzölçümü 5192 m2 olup çekişmeli taşınmazın tespit yüzölçümü 6141 m2’dir ve tespit yüzölçümü ile raporda belirlenen (5192 m2) yüzölçümü birbirinden farklı olup bunun nedeni açıklanmamıştır. Yine dosyada mevcut yalnızca Fenni Bilirkişi … tarafından düzenlenen ve üzerinde tarih bulunmayan 153, 154, 155 ve 156 adalarda bulunan çekişmeli taşınmazların tümünün orman alanı içinde kalan ve kalmayın kısımlarını gösterir tabloda ise çekişmeli 156 ada 46 parsel sayılı taşınmazın 2/b alanı içinde kalan kısımlarının toplam yüzölçümü 272 m2, tahdit dışında ziraat alanı içinde kalan kısmının toplam yüzölçümü ise 5869 m2 olarak gösterilmiş ve tabloya tahdit haritası ile irtibatlı kroki eklenmiştir. Bu rapora göre, taşınmazın tahdit içinde kalan kısmı ile tahdit dışında kalan kısmının toplam yüzölçümleri 6141 m2 olup tespit yüzölçümüne eşittir. Tüm bu raporlara eklenen tahdit hattı ile irtibatlı krokiler birbiri ile benzer olup birbirini doğrulamaktadır. Ancak, bilirkişiler … ve … tarafından düzenlenen 12.11.2007 tarihli rapor ve bu rapora ekli 156 ada da bulunan parsellerin orman alanı içinde kalan ve kalmayın kısımlarını gösterir tabloda tahdit içinde kaldığı bildirilen (46/b1) kısmı 195 m2; tahdit dışında ziraat alanı içinde kaldığı bildirilen (46/a) ve (46/b2) kısımlarının toplam yüzölçümü 4998 m2 olarak bildirildiği halde, … tarafından düzenlenen ve üzerinde tarih bulunmayan 153, 154, 155 ve 156 adalarda bulunan çekişmeli taşınmazların tümünün orman alanı içinde kalan ve kalmayın kısımlarını gösterir tabloda ise çekişmeli 156 ada 46 parsel sayılı taşınmazın 2/B alanı içinde kalan kısmının yüzölçümü 272 m2, tahdit dışında ziraat alanı içinde kalan kısmının yüzölçümü ise 5869 m2 olarak gösterilmiştir. Bilirkişiler tarafından hükmün infazına elverişli kroki çizilmemiş olduğu ve dosyada mevcut fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen her iki raporunda birbiri ile çelişkili olduğu gözlenmiştir. Mahkemece, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı, denetlemeye ve infaza elverişli, asıl kadastro parseli içinde kalıpta orman sınırları içinde kaldığı halde 2981 ve 3290 sayılı Yasa uygulaması ile yapılan ifraz sonucu yol, meydan, yeşil alan yada başka bir amaçla tutanağı düzenlenmeyerek tescil harici bırakılan alanların miktarlarının da asıl parsel içinde değerlendirilmesi gerektiği husus dikkate alınarak çekişmeli 156 ada 46 parselin durumunu gösterir kroki çizdirilerek; bu kroki üzerinde … ve … … tarafından kullanılan taşınmazların yerleri gösterilmeli ve bu taşınmazların ayrı ayrı yüzölçümleri ile tahdit içinde kalan kısımları ile tahdit dışında kalan kısımları belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği halde birbiri ile çelişkili olan ve infaza elverişli olmayan bu raporlara dayanılar hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Bozmadan sonra … taşınmazın kök muris …’den kaldığı iddiası ile davaya müdahil olmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacı … Yönetimi, … ve müdahil davacılar … ve …’in davalarını kısmen kabulüne, müdahil davacı …’in davasının reddine 156 ada 46 parselin kadastro tespitinin iptali ile (46/a) ile gösterilen 3236m2 lik kısmın …, (46/b) ile gösterilen 500 m2’lik kısmın …, (46/c) ile gösterilen 500 m2’lik kısmın …, (46/d) ile gösterilen 762 m2’lik kısmın …, (46/e) ile gösterilen 195 m2 ve (46/f) ile gösterilen 64 m2’lik kısımların orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (46/g) ile gösterilen 3 parça taşınmazın (toplam 872 m2) yol olarak tescil harici bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacılar Orman Yönetimi, Hazine ve müdahil davacı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1947 yılında yapılan ve 1949 yılında ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi ile yargılama sırasında yapılan ve çekişmeli taşınmaz yönünden kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
1- Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre davacı … Yönetimi ve Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Müdahil davacı …’in temyiz itirazlarına gelince; Çekişmeli taşınmazın sağlığında …’e verilmek üzere davacı …’e verildiği, bu kısmın …’in talebi üzerine satıldığı dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşılmaktadır. Sorun satış bedelinin gönderilip gönderilmediği konusunda toplanmakta olup bu husus ancak bir alacak davasının konusu olabileceğinden ve taşınmazın müdahil davacı …’in talebi ile satıldığı sabit olduğundan müdahil davacının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve Hazine ile müdahil davacı …’in temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Orman Yönetimi ve …’e ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 19.09.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.