YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3109
KARAR NO : 2011/6989
KARAR TARİHİ : 08.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi birleşen dosya davacı Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 113 ada 67 parsel sayılı 4751,05 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı gerçek kişi adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Birleşen dosyada ise davacı Hazine, dava konusu parselin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kaçak ve yitik kişilerden kalma yerlerden olduğu iddiasıyla ayrıca dava açmış, mahkemece, Orman Yönetimi ve Hazine tarafından aynı parsele yönelik ayrı ayrı açılan davalar H.Y.U.Y.’nin 45. maddesi gereğince birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, davacı Hazinenin davasının reddine; davacı … Yönetiminin davasının ise kabulüne ve … İli, … İlçesi … Köyü, 113 ada 67 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının (kadastro tespitinin) iptali ile orman vasfıyla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm birleşen dosya davacısı davacı Hazine ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, mahkemece katılan davacı … Yönetiminin davasının kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken tutanağın iptaline karar verilmiş olması doğru değil ise de, ve ayrıca hükümden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmeyeceğinden ve belirtilen bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün yargılama giderlerine ilişkin 5. ve 6. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması, yine hüküm fıkrasının üçüncü bendinin ikinci satırında yer alan “tespit tutanağının” kelimeleri hükümden çıkarılarak; bunun yerine, “tespitinin” kelimesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının hükmü temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 08/06/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.