Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1271 E. 2011/11220 K. 06.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1271
KARAR NO : 2011/11220
KARAR TARİHİ : 06.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemeden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 25/10/2010 gün ve 2010/12450- 2010/13065 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 245 ada 8 parsel sayılı 4337.33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı …, 245 ada 9 parsel sayılı 4422.11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise tarla niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Orman yönetimi taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Dava dosyası …’in çekişmeli yerlerin davalılar ile bir ilgisinin bulunmadığı, kendisine ait tarım alanı olduğu iddiası ile açtığı dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece, davacı …’in davasının reddine; Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 245 ada 8 ve 9 parsellerin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen sırasıyla 1066.55 ve 648.42 m2’lik bölümlerine ait tesbitin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına; (B) harfi ile gösterilen 3270.78 ve 3773.68 m2’lik bölümlerin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve davacı … tarafından temyiz edilmiştir. Bu karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25/10/2010 tarih, 2010/12450-13065 sayılı kararı ile onanmıştır. Onama kararında “Çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığına, aynı zamanda davacı … yerinin orman sınırları içinde kaldığı, durumu 02/07/1963 gün ve 1961/120-240 sayılı SCM kararının da doğruladığı, sözü edilen kararla 3600 m2’lik orman bölümünü açmaktan mahkum edildiği, dolayısıyla bu kararın kendisine bir hak sağlamayacağı gözetilerek hüküm kurulmuş olmasına göre hükmün ONANMASINA” hükmüne yer verilmiştir. Davacı … süresi içinde yaptığı karar düzeltilme isteminde orman olan bölüm ayrıldıktan sonra kalan yerlerde kendisinin de payı olduğunu ileri sürmektedir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazların tamamının tarafların ortak miras bırakanından kaldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık paylaşımın yapılıp yapılmadığı konusunda toplanmaktadır. Olayda öncelikle çözümlenmesi gereken husus mirasın paylaşılıp paylaşılmadığıdır. Paylaşıma dayanan taraf Medeni Yasanın 6. maddesi gereğince paylaşımın varlığını, paylaşım tarihini, paylaşıma bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, paylaşımda paydaşlara verilen paylar ile bunların akıbetlerini, yörede kadastro çalışmalarının yapıldığı tarihe kadar paylaşımın bozulmadığını kanıtlamakla yükümlüdür. 3402 sayılı Yasanın 15 maddesi gereğince tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmaz malların zilyetleri arasında taksim edildikleri belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanları ile kanıtlanabilir. Paylaşıma dayanan taraftan bu hususa ilişkin delilleri sorulmalı, paylaşım yapılmışsa paylaşım yapılmadığını ileri süren tarafa miras payı olarak ne verildiği, nereden yer aldığı, bu yerlerin halen kimin adına tespit edildiği araştırılmalı, gerektiğinde bunlara ait tespit tutanakları getirtilip incelenmeli ve uzun süre kullanımın paylaşımın karinesi olduğu düşünülmeli, paylaşımda eşitliğin zorunlu olmadığı da göz önünde tutulmalıdır. Mahkemece yapılan keşiflerden önce hem davacı, hem de davalılardan delilleri sorularak bu yolda bir liste alınmamış, tespit bilirkişilerinin tamamı da dinlenmemiştir. Yapılan yargılama sonucunda mahkemece paylaşımın kanıtlandığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları benzer beyanlarında davacıya ait yerin orman içinde kaldığı, çekişmeli 8 ve 9 parsellerin bir bütünden bölünme olup tarafların kök murisleri baba …’ye ait iken ölümü ile anneleri …’ye, …’nin ölümü ile de 8 parselin davalı …’ya, 9 parselin ise…’a kaldığı, …’nun ise yerini davalı …’ya sattığı yolunda anlatımlarda bulunmuşlar, uyuşmazlığı çözüme götürebilecek şekilde kesin ve ayrıntılı bilgiler verememişler,
Bu nedenlerle, mahkemece taraflardan tanıkları sorulup, bu kişiler eşliğinde çekişmeli taşınmazlar ile gerekirse ortak muristen davacılar payına düştüğü ileri sürülen dava dışı taşınmazlar başında keşif yapılmalı; taraf tanıklarından paylaşımın yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa paylaşımın tarihi, paylaşıma bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katılıp katılmadıkları, paylaşımda paydaşlara verilen paylar ile bunların akıbetleri, yörede kadastro çalışmalarının yapıldığı tarihe kadar paylaşımın bozulup bozulmadığı, paylaşım yapılmışsa, paylaşımın yapılmadığını ileri süren tarafın bu taşınmazlardaki hissesine karşılık ne aldığı, taşınmaz almışsa nereden aldığı ve kimin adına tespit edildiği araştırılmalı, gerektiğinde getirtilen ilgili tutanaklar incelenip bu taşınmazların ortak murislerden kalan yerler olup olmadıkları araştırılmalı, uzun süreli kullanmanın harici taksimin karinesi olduğu düşünülmeli, paylaşımda eşitliğin zorunlu olmadığı göz önünde tutulmalı, paylaşımın varlığı saptansa dahi davacı … payına düşen yerin orman sınırları içinde kalması halinde paylaşımın bozulmuş olduğu düşünülmeli; tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Değinilen yönler gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Davacı …’in karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 25/10/2010 tarih, 2010/12450-13065 sayılı onama kararının çekişmeli 245 ada 8 ve 9 parsellerin (B) harfi ile işaretli 3270.78 m2 ve 3773.68 m2’lik bölümleri ile ilgili bölümü kaldırılarak mahkeme hükmünün bu bölümlere yönelik olarak BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 06/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.