Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8088 E. 2011/8113 K. 27.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8088
KARAR NO : 2011/8113
KARAR TARİHİ : 27.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … Köyü … Mevkiinde bulunan bir parça taşınmazlarının yörede 1985 yılında ilk kez yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sırasında … Köyü 310 ada 1 parselde orman niteliği ile tapuya tescil edildiğini, taşınmazlarının orman içine alınması işleminin yanlış olduğunu, 15.02.1984 tarih 3 sıra ve 02.08.1991 tarih 1 sıra nolu tapu kayıtlarına dayanarak bu yere ait sınırlamanın iptalini istemişlerdir. … ve … sırasıyla 31.05.2001 ve 19.09.2001 tarihli dilekçeler ile davaya katılmışlardır. Mahkemece, davacılar … ve … ile katılan … …’ın davasının süresinde yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına, davacı … ile katılan …’ün davalarının reddine karar verilmiş, hüküm katılan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1987 yılında 3302 Sayılı Yasayla değişik 6831 sayılı Yasaya göre yapılıp 02.09.1992 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 08.03.1996 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir: Şöyle ki; katılan … yargılama sırasında, Kanunisani 1936 tarih 97 sıra nolu tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece, davacıların dayandığı 15.02.1984 tarih 3 sıra ve 02.08.1991 tarih 1 sıra nolu tapu kayıtları ile katılanın dayandığı tapu kaydının sınırları ve mevkisi aynı olduğu halde aralarında bağlantı olup olmadığı araştırılmamış, katılanın dayandığı tapu kaydı tüm geldi ve gitti kayıtları ile getirtilerek keşif sırasında mahallinde usulüne uygun şekilde uygulanmamış, çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı tespit edilmemiştir.
O halde; mahkemece öncelikle davacıların ve katılanın dayandığı tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile birlikte getirtilerek, aralarında bağlantı olup olmadığı, kadastro sırasında revizyon görüp görmedikleri araştırılmalı, revizyon görmüş iseler revizyon gördüğü kadastro parsel/parsellerine ait kadastro tespit tutanakları getirtilmeli ve bu tapu kaydına dayanılan ve çekişmeli taşınmazlara komşu olan taşınmazlara ilişkin açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu dava dosyaları tespit edildikten sonra seçilecek bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte katılanın tarafından dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi eliyle mahallinde uygulanmalı, sınır denetimi yapılmalı, dayanılan tapu kaydının mahalline uyup uymadığı tespit edilerek tapu kaydı mahalline uyuyor ise tapu kaydının kapsadığı taşınmazları gösterir fenni bilirkişi tarafından düzenlenecek denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, taşınmazın dosyada bulunan orman bilirkişi raporu ve rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu dikkate alınarak tapu kaydının 4785 ve 5658 sayılı Yasa kapsamında hukuki değerini yitirip yitirmediği araştırılmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; katılan gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 27/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.