Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15368 E. 2011/826 K. 26.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15368
KARAR NO : 2011/826
KARAR TARİHİ : 26.01.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 130 ada 2 parsel sayılı 12784,45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, davalının yaşı itibariyle lehine zilyetlik ile taşınmaz edinme koşulunun oluşmadığını, ayrıca dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılması mümkün olmayan yerlerden olduğunu iddia ederek, yapılan tespitinin iptali ile taşınmazın hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve Mardin Merkez, … Köyü … mevkiinde kain 130 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, fen bilirkişisi …’ın 12/11/2009 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterdiği 4092,47 m2’lik yerin dava konusu taşınmazdan ifrazı ile en son parsel numarası verilerek davacı hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisi …’ın 12/11/2009 tarihli rapor ve krokisinde B harfi ile gösterdiği arta kalan 8691,98 m2’lik kısmın tespit gibi aynı ada ve parsel numarası ile davalı… oğlu 20/06/1984 doğumlu … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece taşınmazın krokide (B) ile gösterilen bölümünün zilyetlikle kazanılacak yerlerden olduğu gerekçesiyle hazinenin davasının reddine karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazın sınırında devlet ormanı bulunduğu halde, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, ormandan kazanılıp kazanılmadığı yönünden orman araştırması yapılması gerekmesine rağmen orman araştırması yapılmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı orman yönetiminden sorularak, yapıldı ise; orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin dosyaya getirtilmesi, yapılmadı ise veya 5304 sayılı yasa ile değişik 3402 sayılı yasanın 4.maddesine göre yapılmış ise kesinleşmeyeceğinden, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman

-2- 2010/15368 – 2011/826

mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; Orman kadastrosu yapılmış ise orman tahdit haritası ile irtibatlı kroki düzenlettirilmeli yine yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı) ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 26/01/2011günü oybirliği ile karar verildi.