YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2931
KARAR NO : 2011/6162
KARAR TARİHİ : 23.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … köyü 103 ada 36 parsel sayılı 2260.83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 2/B uygulaması ile tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş tutağın beyanlar hanesinde, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve taşınmaz üzerindeki iki katlı kargir ev, tek katlı kargir ev ve ahşap ahır 1980 doğumlu … kızı …’nin kullanımında olup halen kendisine ait olduğu, ayrıca TCK 1. Bölge Müdürlüğüne 29.03.2010 tarih ve 6936 sayılı yazılarına göre 627.90 m2’lik kısmı Kaynarca-… Devleyt yolu kamulaştırılacak sahada kaldığı şerh edilmiştir. Davacı gerçek kişi, yörede 3402 sayılı Yasanın 5831 sayılı Yasa ile değişik ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunda 2/B uygulaması nedeniyle Hazine adına tesbit edilen taşınmaz üzerindeki muhdesatın kendisine ait olduğunu, baba adı … kızı olduğu halde … kızı olarak yanlış yazıldığını, bu nedenle, beyanlar hanesindeki şerhin düzeltilmesi iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin beyanlar hanesinin kullanıcı kısmının iptali ile, beyanlar hanesine “parsel üzerindeki iki katlı kargir ev ve tek katlı kargir ev ve ahşap ahır 1980 doğumlu … kızı …’nin kullanımında olup, halen kendisine aittir.” şeklinde şerh düşülmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosu nedeniyle yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davada yasal hasım konumunda olan Hazineye husumet yöneltilerek tutanağın beyanlar hanesinin düzeltilmesine ilişkin olarak açılan davada, getirtilip incelenen nüfus kayıtlarına göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; açılan dava nedeniyle taşınmazla ilgili kadastro tutanağı davalı olarak mahkemeye gönderildiği halde hüküm yerinde sicil oluşturulmaması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek
onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 1 numaralı bendinin sonunda yer alan “…şerh düşülmesine” kelimesinden sonra gelecek şekilde “ve taşınmazın tespitte olduğu gibi tutanağında yazılı olan niteliği ve yüzölçümü ile davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 23/05/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.