YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14819
KARAR NO : 2011/612
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : … VE ARK.
MÜDAHİL : ORMAN YÖNETİMİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle: “…Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın tarım alanı olduğu ve kesinleşen OTS dışında kaldığı açıklanmışsa da orman tahdit haritası ile arazi kadastro paftası birlikte uygulanıp irtibatlı kroki düzenlenmediğinden raporun doğruluğu denetlenememektedir. Bundan ayrı; davacılar yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının da oluştuğu kabul edilmişse de mahkeme gözlemi, yerel bilirkişi anlatımları ve krokilerden taşınmazın dört yönden Devlet ormanı ile çevrili olduğunun anlaşılması karşısında, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi anlamında orman içi açıklık konumunda olup olmadığı, orman bütünlüğünü bozucu nitelik taşıyıp taşımadığı, kesinleşen orman kadastrosu dışında bile olsa orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmemiş, zilyetlik tanıklarının anlatımları da zilyetlikte kesinti olduğu izlenimi uyandırdığı, tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar çekişmesiz aralıksız, malik gibi 20 yıl sürdürülen zilyetlik bulunup bulunmadığı konusunda yeterli soruşturma yapılmamış, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen kısıtlamalar, lehine hüküm kurulanlar açısından araştırılmamıştır.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve orman ve fen bilirkişi heyetinin 27.04.2010 havale tarihli raporunda (B) işaretli 550 m² yüzölçümlü ve (A) işaretli 360 m² yüzölçümlü taşınmazların orman niteliği ile tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik nedenine dayanarak açılan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli parselin bulunduğu yörede 1950 yılında orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiştir. Daha sonra 1988 yılında yapılan 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ise, 31.01.1991 tarihinde ilan edilmiş; dava konusu parsel yönünden 2/B madde uygulaması yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 24/01/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.