Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/10650 E. 2013/18585 K. 10.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10650
KARAR NO : 2013/18585
KARAR TARİHİ : 10.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVACILAR : …

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, 7.3.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden sigortalının haksahiplerinin maddi ve manevi zararlarının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, HMK’nın 320/4 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 409. maddesi: “ Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
Oturum gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hallerde, gün tespit ettirilmemiş ise, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle birinci fıkra hükmü uygulanır.
Yukarıdaki fıkralar hükmü gereğince dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurması üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, oturum, gün, saat ve yerini bildiren çağırı kağıdı ile birlikte taraflara tebliğ olunur.
Dava dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenilenirse yeniden harç alınır. Bu harç yenileyen tarafından ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, yeni bir dava sayılmaz.
İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
Birinci ve ikinci fıkralar gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde beşinci fıkra hükmü uygulanır” hükmünü içermektedir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 320/4 bendi “Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırılsa, dava açılmamış sayılır” hükmünü içermektedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı vekilinin 5.7.2011 tarihli duruşmaya katılmamış olması nedeni ile HUMK 409 maddesi uyarınca dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin süresinde olan yenileme dilekçesi üzerine yargılamaya devam edildikten sonra davacı tarafın 26.7.2012 tarihli duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı,bunun üzerine mahkemece HMK’nın 320/4 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta dava, basit yargılama usulüne tabi olup, 1086 sayılı HUMK zamanında açılmış ve aynı yasa zamanında bir kez işlemden kaldırılmıştır. 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra da davacılar vekilinin mazeretsiz olarak duruşmaya katılamaması üzerine mahkemece, HMK’nun 320/4. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Uyuşmazlık önceki yasa(1086 sayılı HUMK) zamanında işlemden kaldırılıp yenilenen dosyanın, yeni yasa zamanında bir defa daha takip edilmemesi halinde 6100 Sayılı HMK’nun uygulanıp uygulanmayacağı sonucuna göre de davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilip verilemeyeceği noktasında bulunmaktadır.
Mülga HUMK zamanında açılan dava, hiç işlemden kaldırılmamış dolayısıyla bir işlem yapılmamış ve 6100 sayılı HMK zamanında işlemden kaldırılmışsa bu takdirde tamamlanmış bir işlem bulunmadığından ve usul hükümlerinin hemen uygulanması gerektiğinden hareketle HMK hükümlerinin uygulanması gerektiğinde duraksamamak gerekir (aynı ilke Hukuk Genel Kurulu’nun 15.05.2013 tarih 2012/17-1629 E., 2013/700 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.)
Buna karşılık somut olayda olduğu gibi, mülga 1086 sayılı HUMK’nun yürürlükte olduğu dönemde davanın bir kez işlemden kaldırılıp yenilenmesinden sonra, 6100 sayılı HMK zamanında da işlemden kaldırılması halinde, önceki yasa zamanında yapılmış işlem gözetilerek 6100 sayılı HMK uygulanarak bir sonuca ulaşılması usule uygun olmayacağı gibi, varılacak sonuç hukuki güvenlik hakkına da aykırı olacaktır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.5.2013 tarih 2012/21-1698 E,2013/779 K. nolu kararıda bu doğrultudadır.
6100 sayılı HMK’nın zaman bakımından uygulanma başlıklı 448. maddesi “Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır” hükmünü içermektedir. Buna göre somut olayda 1086 sayılı HUMK’ nun yürürlükte olduğu dönemde Yasanın 409/1. bendi bakımından tamamlanmış bir işlem sözkonusu olduğundan dolayı 6100 sayılı Yasanın uygulanma olanağı bulunmamaktadır.Buna göre de 6100 syılı HMK’nın 320/4 bendinde belirtilen işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olma koşulunun gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı tarafın mazeretsiz 26.7.2012 tarihli duruşmaya katılmamış olması nedeni ile 6100 sayılı HMK.’nın 150/1. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken anılan Yasanın 320/4. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi uyarınca,Görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur.Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.
Yukarıda yapılan açıklama ışığında kabule göre ,davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde 1.200.00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken 10.850.00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
O halde davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 10.10.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.