Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/11159 E. 2013/19092 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11159
KARAR NO : 2013/19092
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, prime esas gerçek kazancın tespitiyle, kuruma bildirilen kazanç tutarlarının tamamlattırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava,prime esas gerçek kazancın tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile,davacının davalı işverenliğin sorumluluğunda 01.01.2008-04.08.2008 döneminde aylık 2.787,85-TL, 01.07.2007-31.12.2007 döneminde aylık 2.680,63-TL, 01.02.2007-30.06.2007 döneminde aylık 2.577,52-TL, 01.01.2005-25.10.2005 döneminde aylık 1.805,99-TL, 02.07.2004-31.12.2004 döneminde aylık 1.641,36-TL prime esas kazançla çalışmış olduğu, kuruma bildirilen kazanç tutarlarının bu rakamlara tamamlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, somut olayda prime esas kazancın ispatı konusunda, mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı ve asgari ücretin üzerinde çalışmanın olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Yasanın 77. Maddesinde prime esas gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin işçinin yaşı, kıdemi, meslek durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Nitelikli ve tecrübeli bir işçinin, yaptığı işin özelliğine göre asgari ücret üzerinden ücret alması, hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumun belirlenmesi halinde, işveren tarafından asgari ücret üzerinden düzenlenen belgelerin aksinin kanıtlanamayacağı düşünülemez.
Somut olaya gelince;davacının 2.7.2004-4.8.2008 tarihleri arasında davalı işverene ait değişik işyerlerinde İş geliştirme ve kalite yönetim temsilcisi olarak çalıştığı,prime esas kazancının ,2004 ve 2005 yılı için asgari ücret, 2006 yılı 10.,11.ve 12.aylarda 970 TL -1963.71 TL arasında,2008/1-8.aylar arası asgari ücret,2007/1.ay 1963.94TL ,2007/2-12 aylar arası asgari ücret seviyesinde bulunduğu belirtilmiştir.Nitelikli ve tecrübeli bir yönetici konumunda bulunan davacının, yaptığı işin özelliğine ve bazı aylarda sigorta primlerinin asgari ücretten fazla bir ücretle yatırılması dikkate alındığında, davacının davalıya ait değişik işyerlerinde asgari ücretin üzerinde bir ücretle çalıştığı anlaşılmaktadır. Ne varki mahkemece ücret konusunda yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olduğu söylenemez.
Gerçek ücretin tespiti konusunda mahkemece yapılacak iş, davacının sicil dosyası ile işyerine ilişkin dönem bordroları incelenerek keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, işyer(ler)inin kapsam ve kapasitesini belirlemek, gerektiğinde işverenin bordrolarında kayıtlı diğer işçilerin beyanına başvurmak, işverenin yaptığı bildirimler ile çalışan işçilerin niteliklerini de karşılaştırarak, işverenin çalıştırdığı işçilerin kıdem ve pozisyonuna göre gerçek ücreti üzerinden bildirilip bildirilmediği üzerinde durmak, davacının asgari ücret ile çalışması olağan olmayan nitelikli bir işçi olup olmadığını, nitelikli bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığını belirlemek, asgari ücretle çalışmasının olağan olmadığı belirlendiği takdirde, işverenin aynı pozisyondaki işçilere ödediği ücretlerin gerçeğe uygun olup olmadığını değerlendirmek, bu bildirimlerin gerçeğe uygun olduğunun belirlenmesi halinde, bu ücretleri esas almak, aksi takdirde benzer işi yapan işyerlerinden, gerektiğinde ilgili meslek odasından emsal ücret araştırması yaparak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre karar vermek gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ve yukarıda belirtilen hususlara uygun araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ :Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.10.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.